
Saba Tümer'in programına konuk olan ünlü televizyoncu Armağan Çağlayan, yıllar önce, avukatlık yaptığı İzmit'in Hereke kasabasından İstanbul'a neden geldiğini şöyle anlattı: "Burada herkes beni tanıyor, rahat yaşayamıyorum dedim. Kasabayı ve avukatlığı bırakıp, İstanbul'a geldim ama hayat travmalardan ibaret. Sonra kocaman bir ülkeyi kendime kasaba haline getirdim. Şimdi nereye gitsem, üç kişiden biri beni tanıyor!"
Kaynak:Televizyon Gazetesi
Nereye gitsem üç kişiden biri beni tanıyor - 23.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 23 Eylül 2009 ÇarşambaBAYRAM İMAJI - 20.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 20 Eylül 2009 Pazar
YAPIMCILIĞINI VE SUNUCULUĞUNU OSMANTAN ERKIR’IN YAPTIĞI VE FOX’TA YAYIMLANAN “POPSTAR ALATURKA” YARIŞMASININ JÜRİ ÜYELERİ BAYRAMDA BİR ARADA OLAMAYACAKLARI İÇİN BULUŞTU.
Jüri üyeleri Bülent Ersoy, Metin Akpınar, Armağan Çağlayan ve Gülben Ergen ile yarışmanın sunucusu Osmantan Erkır önceki akşam Etiler Develi Restoran’da bir araya geldi. Bülent Ersoy turkuvaz renkteki kıyafeti ve uzun başörtüsüyle dikkati çekti. Sultanlar gibi karşılanan Ersoy, takılarıyla da dikkat çekerken, yemekte bol bol çiğ köfte yedi.
Kaynak:gecce.com
Gülben Ergen benden daha büyük gösteriyor - 20.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
'Popstar Alaturka' nın jüri üyesi Armağan Çağlayan yine sivri dilini konuşturdu: Gülben Ergen benden daha büyük duruyor!
'Pop Star Alaturka'nın jüri üyeleri, Metin Akpınar, Bülent Ersoy, Gülben Ergen ve Armağan Çağlayan ile yapımcı Osmantan Erkır bayramda birarada olamayacakları için bayram öncesi Etiler'de buluşup yemek yediler. Yemek sonrası Gülben Ergen, Ersoy'a; 'Uzun Yol Şarkıları' adlı son albümünü hediye etti. Geceye Armağan Çağlayan'ın "Bayram harçlıklarımızı Bülent Hanım'dan alacağız. Ben 1966 doğumluyum, Gülben 1972. En küçüğümüz o ama benden büyük gösteriyor" esprisi damga vurdu. Bu espriye gülen Gülben Ergen son haftalarda içinde bulunduğu zor durumu ise şöyle anlattı: "Atlas yuvaya gitmeye başladı ama evde büyük sorun yaşıyoruz çünkü çok kıskanç. İkizleri başka odada seviyor, o gelince hemen kucağımızdan indiriyoruz."
Kaynak:Sabah Gazetesi-Yüksel Yavuz
Popstar'da 'Türban' kavgası! - 05.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 5 Eylül 2009 CumartesiBülent Ersoy, Armağan Çağlayan, Gülben Ergen ve Metin Akpınar'ın jüri koltuğuna oturduğu Popstar Alaturka'da "türban" tartışması yaşandı.
Bu sezon 12. bölümü yayınlanan Postar Alaturka'ya türbanlı bir yarışmacı katılmış ve dikkatler Bursa’da özel bir hastanenin danışmasında çalışan Çiğdem Özdemir'e çevrilmişti.
Siyaset gündeminin kronik tartışma konusu olan "türban" bu sefer bir şarkı yarışmasında gündeme geldi. Birbirinden ünlü sanatçılar "türban" konusunda canlı yayında söz düellosuna tutuştu.TÜRBANLI POPSTAR OLUR MU?
Popstar Alaturka'da türbanlı yarışmacı Çiğdem Özdemir'in şarkısını icra etmesinin ardından oylamaya geçildi, bu esnada jüri üyesi Armağan Çağlayan'ın "Sizden popstar olmaz" eleştirileriyle fitili ateşlenen tartışma, bir seyircinin "Arabistan'da popstarlar böyle..." itirazı üzerine iyice hararetlendi ve stüdyo bir anda gergin bir atmosfere büründü.
Başı açık ve modern giyimli bayan seyircinin Çiğdem Özdemir'i korumaya yönelik bu itirazına Gülben Ergen'den sert karşılık geldi. Ergen sesini yükselterek, "Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti." diye tepki göstererek Arabistan örneğini veren seyirciye çıkıştı.
Bu gerilim sırasında söz alan Bülent Ersoy, soğukkanlığını koruyarak konunun farklı yerlere çekilmemesini istedi. Yılların getirdiği birikimle tartışmayı ustaca yatıştıran Bülent Ersoy'un yerinde müdahalesi olası bir skandalı ve tartışmanın amacını aşarak farklı yerlere çekilmesini bir nebze de olsa engelledi.
İŞTE POSTAR ALATURKA'DA YAŞANAN O SÖZ DÜELLOSU:
Armağan Çağlayan:
Ben türbanlı popstar olacağını düşünmüyorum. Biz 60 yaşındaki Ajda Pekkan'ı bugün konuşuyorsak bacağının hala daha güzelliğini korumasını konuşuyoruz. Ne güzel diyoruz, 8 oktav sesi var mı diyoruz? Ben bu arakadaşımızdan bir popstar olmayacağını düşünüyorum. Serdar Ortaç popstar değil mi, popstar. Burada Gülben Ergen popstar değil mi, popstar. Popstar olmak için bazı değerler var bunlar değişebilir mi, değişebilir ama şu an için böyle. Bunu değiştirmek de jüri üyesi olan buradki 4 kişiye düşmez. Bunu halk değiştirebilir.
Türbanlı popstar adayı Çiğdem Özdemir:
Ben sizin fikrinize saygı duyuyorum. Ben bunu bir ses yarışması olarak düşünüyorum. Ben de merak ediyorum benden popstar olur mu?
Başı açık bayan seyirci:
Arabistan'da popstarlar böyle. Popstarların başı örtülü.
Gülben Ergen:
Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti. (Sesini yükselterek) Türkiye Cumhuriyeti
Bülent Ersoy:
Sapla saman karışıyor. Biz burada Türkiye-Arabistan tartışması yapmıyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Armağan Çağlayan:
Ben burada laik kavgası yapmam. Ben de size diyebilirim ki Kuzey ülkelerinde de herkes bikinyle çıkıyor Popstar'a... Bikini ile mi çıksın bizim çocuklar?
Başı açık bayan seyirci:
Hanımefendi çok güzel söylüyor şarkıyı. Ben kıyafeti için puanı kırılsın istemiyorum. Hanımefendı çok guzel söylüyor kıyafetiyle değerlendirmemek lazım.
Armağan Çağlayan:
Bu kızın ağzından "laik" lafı çıkmadı, aldınız konuyu buraya getirdiniz bize de bunları söylettiniz.
Gülben Ergen:
Bize de bunu söylettiniz.
Bülent Ersoy:
Ben hadiselerin böyle demogojik hale getirilmesine karşıyım. Bu platform böyle bir ortam değil. Bu çocuğı biz seçtik. Şimdi bu çocuğun üzerinden prim yaparcasına böyle konuşmak abesle iştigal. Gülben Hanım'a söylüyorum. Gülben Hanım, hepimiz, hiç istisnasız, sormuyoruum "siz öyle misiniz" diye, hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız. Ve bundan da gurur duyuyoruz. Bu çocuğun üzerinden Atatürk, Atatürk İnkılapları konuşması ne kadar doğru? Biz bu çocuğu bilerek aldık. Oybirliğiyle aldık.
Armağan Çağlayan:
Hayır Bülent hanım oybirliği ile almadık. Siz böyle söylüyorsunuz gazeteler öyle yazıyor sonra.
Bülent Ersoy:
Ben bu çocuğun insanların başı örtülü de, başı açık da sanatlarını icra edebilme hakkı olduğunu göstermek için ben istedim. Sayın Erkır'dan rica ettim. Ben istedim bu çocuğu.
Gülben Ergen:
Bülent Hanım'ın bana söylediklerini kabul etmiyorum. Ben kızımıza söylemedim. Hanımefendi (Seyirciyi kastediyor) ülkemi Arabistan'la kıyasladı ben de burasının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söyledim. Lafım hanımefendiyeydi
Bülent Ersoy:
Sevgili Ergen şöyle bir şey var önümüzdeki model bu çocuk. Sayın Erkır da bize söz verdiği vakit bu çocuk hakkında yorum yapacağız. Hanımefendi Türkiye Arabistan olmalı o hale çevrirmeli demedi ki... "Orada popstarlar böyle" dedi. Aksini dese ilk önce ben saldırırım.
Gülben Ergen:
Ben öyle zannettim saldırdım...
Kaynak:kanaldhaber.com
POPSTAR'DA ORTALIK KARIŞTI - 05.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Başörtülü yarışmacı Çiğdem canlı yayında polemik yarattı.. Bu defa tartışma Atatürk'e uzandı
İzleyici:Ben Çiğdem'in kıyafetiyle değil sesiyle konuşulmasını istiyorum. Kapalı diye puan kırılmasın.. Sesi çok güzel.. Popstar yarışması çalıntı zaten. Bu program Arabistan'da da yapılıyor ve orada başörtülü kızlar da katılıyor. Kimse de bunu yadırgamıyor..
(Araya Gülben Ergen giriyor)Gülben Ergen:
Tabi oradaki yarışma gibi olamaz. Burası Arabistan değil Türkiye.. Türkiye Arabistan olmadı, olmayacak da.. Türkiye Cumhuriyeti Devletini Atatürk kurdu ve biz Atatürk'ün çocuklarıyız. Ben Çiğdem'i baştan beri görüntüsüyle değil sesiyle değerlendirdim.. Zaten kafasındaki değil kafasının içinde ne barındırdığı önemli benim için..Bülent Ersoy:Şimdi ben hadiselerin demojojik hale getirilmesine karşıyım. Bu çocuğun üzerinden bu tarz tartışmalar yapmak son derece yanlıştır. Gülben Hanım'ın söylediklerine karşıyım. Zaten hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız. Onun evlatları olmaktan gurur duyuyoruz. Keşke biraz daha önce gelseydim dünyaya da sesimle ona hizmet edebilseydim. Bu çocuğu biz aldık buraya.. (Armağan'ın karşı çıkması üzerine) O halde ben aldım.. Bu çocuğu ben aldım buraya.. Başörtülü bir insanın da sanatını icra edebileceğini göstermiş oldum. Evet ben istedim bu çocuğu. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz.. Ama Atatürk'ün de gönlü çok genişti. Herkesi kucaklayan bir anlayışa sahipti..Armağan Çağlayan:Ben sonuçta başörtülü yada değil, baştan beri Çiğdem'in popstar olamayacağını söylüyorum. Sonuçta sahne biraz da şovdur..
Münevver kazançları! - 04.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 4 Eylül 2009 CumaMünevver Karabulut, genç yaşında talihsizce öldürüldü. Daha baharını yaşamamıştı. Ve, ardında kalanlar? Baba, sıkıntı ile saldırıya başladı. Kime ne konuştuğunu bilmeden, kiminle neyin pazarlığını hesaplamadan ortalarda, orta oyuncusu gibi gezdi durdu. Ve, ortaya 'Helallik' çıktı. Bu, Münevver üzerinden kazanılması düşünülen bir kazanç gibi sunuldu orta yere... Doğrusu neydi peki? Bir o tarafa, bir bu tarafa. Kimin ne söylediğini de kimse anlamadı ya.. Ama, Münevver üzerinden bir kazanç, bir pirim olduğu kesin. İlk önce filmle piyasaya girmek isteyenleri, rant sağlamayı düşünenleri gördük canlı canlı...Ardından, bir MS hastanesi için yapılacak yardıma destek, 'helallik isterim' diyen babanın aracısı çıktı ortaya...Ne yazıktır ki, gazeteci kimliği ile ekranlarda göründü. Bunca yıllık gazetecilik mesleğinin içinde biri olarak, duymadım, görmedim. Neymiş, pardon! Mahalli gazeteci... Ardından, kitabının yazılması için girişimlerde bulunmuş aile... Cüneyt beyin adı çıktı. Cüneyt Özdemir... Kitabın yazılmasını Cüneyt mi istemiş, aile mi? Ortaya yine bir para meselesi çıktı. Son tahlilde, baba Süreyya Karabulut'u görürken orta yerlerde, ana haberlere, bu güne kadar uzak duran anne Nagihan hanım çıktı ve enteresan şeyler söyledi. Yine gazeteci ve televizyoncular tu-kaka oldu bu arada...'Kızımın üzerinden pirim yapıyorlar' diye başladı sözlerine...Şeker hastası olan babanın ne yaptığını bilmeden ortalarda dolaştığını anlatırken gözleri doldu. Ve, ortada bir 3 milyon euro var ki gezip durmakta... Yani sizin anlayacağınız Münevver'in ölümü bir arkası yarın hikayesine döndü. Karışan karışana bu cinayetin içine ama arka sokağında neler oluyor yine de bir gizlilik mevcut. Bu arada, cinayete adı karışan Cem yok ortalarda... Hangi delikte? Kiminle gününü gün ediyor? Veya, sıkıntıdan bir köşede mi? Bir bilen olsa da sorsak. Acı bir cinayete kurban giden genç Münevver ise sanırım toprağında huzursuz, yukarda olanlardan sonra...
Kızılbaş vakası mı? Gö.... tekme mi, yoksa...Star TV'nin evlendirme programı başladığı günden bu güne hep izlenir oldu.Eski sunucudan kalma güzellikleri de buluyoruz. Aradaki para meselesi sonrası, bir dizide evlilik programı sunan artist Zuhal Topal, kör topal geldi ekranlara... Bu kız, hem bir dizide, hem evlilik programında, hem de bir reklamda evlere konuk oluyor. Önlenemez bir yükseliş gibi... Değişik bir tarzı ve ifadesi var bu Topal kızın. Sevdik ama onu piliç tadında oynarken... Şimdi, aklıma takılan bir şey var son tahlilde... Bu kız birden yükselince biraz suikasta mı kurban gidiyor dedim ister istemez. Ne öyle yahu? Bir gün, yeni, başlar başlamaz programına, bir ara 'Kızılbaş' söylemi ile hayatından olan Güner Ümit gibi bir potun içinde buldu kendini... Ardından, bu sıkıntının görüntüleri, dedikoduları bitmeden yine bir bipli konuşma... 'Gö... me tekme yerim' derken, dünkü yayın resmen kesildi efendim. Sema Çelebi el attı programa resmen! Bir yarışmacının, ' O yaparsa ben de yaparım' demesi üzerine, Çelebi; 'Türk örf ve adetlerine uymuyor konuşmanız deyince, Topal, programı bitiremeden müzik girdi devreye...Aman dikkat Zuhal Topal! Bu işte ya bir uğursuzluk var, ya da bir suikast... Ben mi kötü düşünüyorum dersiniz?
Armağan nasıl çiş yapacak?Yani bir kötü oldum ki son dönemde sormayın arkadaş. Pop Star Alaturka'nın şaşalı yayınları hep gündem de... İyi kesiyorlar raconu. Bravo Osman Tan... Bülent Ersoy'un gelinlikli hali, damat için; 'Buluruz bir salak' lafı, Armağan Çağlayan'ın 'Kıyafet iyi de çişiniz gelirse nasıl edeceksiniz' soruları, Çağlayan'ın kısa pantolonu ve son olarak ta Armağan Çağlayan'ın kemerinin durumu. Pantolona kemer takılır benim bildiğim. Ama, yenilik olsun diye bay Çağlayan pantolon kemerinin tokasını popo sunun üzerine doğru kaydırmıştı son programda. Yani pardon bana da sormak kaldı? 'Çişin gelirse nasıl çıkaracaksın pantolonunu Armağan'cığım?
Kaynak:Güneş Gazetesi - Vehbi Dinçcan
AK Parti sekreterliğinden Popstar Alaturka finaline -04.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Eminim ki yazının başlığını okuduğunuzda olay yaratan türbanlı yarışmacısı star adayının kim olduğunu merak ediyorsunuzdur. Ben de sizin gibi FOX TV'de cuma akşamları yayınlanan Popstar Alaturka'nın yarışmasına Bursa'dan katılan türbanlı yarışmacıyı ilk gördüğümde aynı duyguları yaşadım.
Yarışmadaki performansı ve jüri üyesi Bülent Ersoy'un açık destek vermesiyle şöhret yolunda hızla ilerleyen Çiğdem Özdemir, bir süre önce AK Parti Kestel İlçe Başkanlığı'nda sekreter olarak çalıştığını anımsadım. Emin olabilmek için o an AK Partili birkaç dostumuzu arayıp Popstar Alaturka Yarışması'nın daha ilk bölümlerinden itibaren performansıyla favori gösterilen bayanın tahmin ettiğim gibi, bizim Çiğdem olduğunu teyit ettim.
Bizim diyorum, çünkü ben de Kestel'de oturuyor, Çiğdem'i de zaman zaman haber yapmak için gittiğim AK Parti İlçe Başkanlığı'ndan tanıyordum. Şaşkınlığım nedeni, Çiğdem'in sanatçı yönünü televizyonda gördüğüm içindir.
Nitekim AK Parti Kestel İlçe Başkanı Nazif Aydın da, bilmiyormuş Çiğdem'in bu özelliğini. Hatta Çiğdem Özdemir bir süre önce ilçe başkanlığındaki işinden ayrılarak Yüksek İhtisas Hastanesi'nde kayıt elemanı olarak çalışmaya başlamış. Program başladığından bu yana diğer yarışmacılarla birlikte İstanbul'da kalan Çiğdem Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği bölümünde de görev almış uzun bir süre. Çiğdem, şu an Kestel'de oturuyor olmasına rağmen Erzurumlu bir ailenin kızı olduğunu özellikle vurgu yapıyorum.
Çünkü, Bursa'da yaşayan Erzurumlu vatandaşların 106 yazıp 3450 gönderecekleri SMS destekleri Çiğdem'in yarışmanın finalisti olabilmesi için çok önemli.
Sesinden çok türbanlı kıyafetiyle yarışmayı izleyenlerin dikkatlerini üzerine çeken Çiğdem, türbanı kendine yaşam biçimi olarak seçtiği için insanların bu duruma saygı duymasını ve ön yargılı davranılmamasını istiyor.
Kaynak:bursahakimiyet.com -Ersel Peker
Bülent Ersoy ağzından kaçırdı - 02.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 2 Eylül 2009 ÇarşambaVallahi, yılların alışkanlığı Popstar Alaturka'da neler olup bittiğine bakmadan Cumartesiler geçmiyor. ES ES arası şöyle bir göz atıyorum. Öyle de bir şanslıyım ki, tartışmaların doruk yaptığı dakikalara rast geliyorum. Türbanlı popstar adayı hemen ben kanal değiştirmeden önce şarkısını söylemiş ve değerlendirme bölümünde oluyor. İşte bu hafta yine o dakikaları yakaladım. Metin Akpınar ve Gülben Ergen, bütün sakinlikleriyle otururken gedikliler birbirine girmişti. Bülent Ersoy, pozitif ayrımcılık yaparak seçtikleri adayın sonuna kadar arkasında duruyordu. Zamanında yaşadığı duygular ve durumla, türbanlı yarışmacının yaşadıklarını özdeşleştirmişti. Oysaki iki durumun yakından uzaktan bir alakası yoktu. Armağan Çağlayan kendince 'türbanlı bir popstar' olamayacağını anlatmaya çalışıyordu. İşte o anda Bülent Ersoy 'kilit cümleyi' söyledi; "Yahu bu kızcağızı biz seçmedik mi? Türbanlı olduğunu bilerek seçtik. Çünkü asıl dikkate aldığımız nokta iyi şarkı söylemesiydi." Zaten benim size ilk söylediğim de bu değil miydi? Bu yarışmacıların hepsi bilerek, görerek seçiliyor! Hangisinin daha çok reyting alacağı, tartışma çıkaracağı ve toplumun ilgisini çekeceği belli oluyor. Jüri üyeleri de aralarında iyi polis-kötü polis oynuyor... Ortaya da böylece bir program çıkıyor. Ama benim söylediklerim bir yana Bülent Ersoy'un kendi ağzıyla yakalanması en net göstergeydi!
Kaynak:Takvim Gazetesi - Nilgün K.Tahmaz
Kemer sponsorunuz olabilir miyim? - 01.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 1 Eylül 2009 Salıhttp://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/aytug/2009/09/01/kemer_sponsorunuz_olabilir_miyim



