
Popstar Alaturka’nın ağır jüri üyesi Bülent Ersoy, sanatıyla muhattap almadığı Gülben Ergen’in jüri üyeliğinden ayrılıp yerine Seren Serengil’in gelmesini istedi
Popstar Alaturkada sular durulmuyor. Kısa sürede yeni jüri üyelerinden Gülben Ergen ile Bülent Ersoy arasında sorun çıktı. Canlı yayında Bülent Ersoy sık sık karşı karşıya geldiği Ergen’e her seferinde dişini göstermekten geri kalmadı. Ergen şimdilik sessizliğini özellikle de efendiliğini bozmazken Ersoy bu duruma daha da büyük tepki göstererek Ergen’in üzerine gidiyor. Teklifi Osman Tan yaptı Bu durum en çok program sunucusu ve yapımcısı Osman Tan Erkır’ı rahatsız ederken ikilinin kaynaşması ve daha iyi diyolaglar içinde olabilmeleri için yoğun çalışıyor. Son bomba dedikoduyu ise Ersoy’un Gülben’in yerine Seren Serengil’i istemesi. Bir türlü Ergen ile yıldızı barışmayan ve büyük kin duyan Seren Serengil, Pop Star Alaturka jüri üyeliği için teklif aldığını ve Bülent Ersoy adına Osman Tan Erkır’ın teklifi ilettiğini açıkladı. Gülben’e kafayı takmış Konuyu annesi Nevin Serengil’e ilettiğini belirten Serengil teklifi annesinin red ettiğini bunu kullanmaması gerektiğini söyledi. Serengil, "Bende bunu bir intikam olarak kullanmamak için teklifi reddettim. Özellikle Ersoy benim jüride olmamı çok doğru bulduğunu ve Ergen’in jüri üyeliğini beceremediğini söyledi. Aslında o jüride olmayı tabiki çok isterim ama konu kavgalı ve konuşmadığım biri olunca vazgeçtim. Ama ben inanıyorum Gülben Ergen fazla dayanamayacak. Çünkü Ersoy kafayı Gülben’e fena takmış" dedi.
Kaynak:Gazete Şok
Gülben gitsin Seren gelsin! 02.10.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 2 Ekim 2009 CumaPişman değilim - 02.10.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
Gülben Ergen, Bülent Ersoy'la ilgili yaşadığı polemikten pişmanlık duymadığını söyledi.
Geçitiğimiz hafta Popstar Alaturka programına Gülben Ergen ile Bülent Ersoy’un tartışması damga vurmuştu. Bir yarışmacının bir türküyü yöresel kıyafetler ile seslendirmesinin ardından Gülben Ergen’in “Keşke programda olmasaydı” sözleri, Ersoy’u kızdırmış ve Ersoy’un, Ergen’in sözlerine “Türkiye’nin mozaği ve renkleridir” diyerek karşı çıkmasının ardından ipler iyice gerilmişti.
Bülent Ersoy, Gülben Ergen’in muhatabı olamayacağını belirterek, “Ben bu kızı nasıl kendime muhatap kabul edeyim! Benimle aynı bilgilere sahip olması lazım muhatap olması için” diyerekte fitili ateşlemişti.
Ergen ise sakin durarak, “Siz 40 yıldır bende 20 yıldır varım. Ben alındım, hayranlarım da alınmıştır” diyerek yumuşak bir tepki göstermişti.
Geçtiğimiz gün Gülben Ergen konuyla ilgili yorumda bulunarak Bülent Ersoy'la ilgili yaşadığı polemikten pişmanlık duymadığını söyledi.
Mega Magazin'in haberine göre, canlı yayında çok gerildiğini belirten Ergen; 'Daha sonra bantı izledim ve kendimle gurur duydum. Duruşumu çok beğendim, söylediğim hiçbir şeyden pişman değilim' dedi. Bülent Ersoy'la aralarında sorun olup olmadığı sorulan Ergen sözlerine şöyle devam etti; 'Benim kendisiyle hiçbir sorunum yok, ama onun benle var mı bilemem. Bunu ona soracaksınız ben de sormanızı isterim.'
Kaynak:ensonhaber.com
Nereye gitsem üç kişiden biri beni tanıyor - 23.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 23 Eylül 2009 Çarşamba
Saba Tümer'in programına konuk olan ünlü televizyoncu Armağan Çağlayan, yıllar önce, avukatlık yaptığı İzmit'in Hereke kasabasından İstanbul'a neden geldiğini şöyle anlattı: "Burada herkes beni tanıyor, rahat yaşayamıyorum dedim. Kasabayı ve avukatlığı bırakıp, İstanbul'a geldim ama hayat travmalardan ibaret. Sonra kocaman bir ülkeyi kendime kasaba haline getirdim. Şimdi nereye gitsem, üç kişiden biri beni tanıyor!"
Kaynak:Televizyon Gazetesi
BAYRAM İMAJI - 20.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 20 Eylül 2009 Pazar
YAPIMCILIĞINI VE SUNUCULUĞUNU OSMANTAN ERKIR’IN YAPTIĞI VE FOX’TA YAYIMLANAN “POPSTAR ALATURKA” YARIŞMASININ JÜRİ ÜYELERİ BAYRAMDA BİR ARADA OLAMAYACAKLARI İÇİN BULUŞTU.
Jüri üyeleri Bülent Ersoy, Metin Akpınar, Armağan Çağlayan ve Gülben Ergen ile yarışmanın sunucusu Osmantan Erkır önceki akşam Etiler Develi Restoran’da bir araya geldi. Bülent Ersoy turkuvaz renkteki kıyafeti ve uzun başörtüsüyle dikkati çekti. Sultanlar gibi karşılanan Ersoy, takılarıyla da dikkat çekerken, yemekte bol bol çiğ köfte yedi.
Kaynak:gecce.com
Gülben Ergen benden daha büyük gösteriyor - 20.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
'Popstar Alaturka' nın jüri üyesi Armağan Çağlayan yine sivri dilini konuşturdu: Gülben Ergen benden daha büyük duruyor!
'Pop Star Alaturka'nın jüri üyeleri, Metin Akpınar, Bülent Ersoy, Gülben Ergen ve Armağan Çağlayan ile yapımcı Osmantan Erkır bayramda birarada olamayacakları için bayram öncesi Etiler'de buluşup yemek yediler. Yemek sonrası Gülben Ergen, Ersoy'a; 'Uzun Yol Şarkıları' adlı son albümünü hediye etti. Geceye Armağan Çağlayan'ın "Bayram harçlıklarımızı Bülent Hanım'dan alacağız. Ben 1966 doğumluyum, Gülben 1972. En küçüğümüz o ama benden büyük gösteriyor" esprisi damga vurdu. Bu espriye gülen Gülben Ergen son haftalarda içinde bulunduğu zor durumu ise şöyle anlattı: "Atlas yuvaya gitmeye başladı ama evde büyük sorun yaşıyoruz çünkü çok kıskanç. İkizleri başka odada seviyor, o gelince hemen kucağımızdan indiriyoruz."
Kaynak:Sabah Gazetesi-Yüksel Yavuz
Popstar'da 'Türban' kavgası! - 05.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 5 Eylül 2009 CumartesiBülent Ersoy, Armağan Çağlayan, Gülben Ergen ve Metin Akpınar'ın jüri koltuğuna oturduğu Popstar Alaturka'da "türban" tartışması yaşandı.
Bu sezon 12. bölümü yayınlanan Postar Alaturka'ya türbanlı bir yarışmacı katılmış ve dikkatler Bursa’da özel bir hastanenin danışmasında çalışan Çiğdem Özdemir'e çevrilmişti.
Siyaset gündeminin kronik tartışma konusu olan "türban" bu sefer bir şarkı yarışmasında gündeme geldi. Birbirinden ünlü sanatçılar "türban" konusunda canlı yayında söz düellosuna tutuştu.TÜRBANLI POPSTAR OLUR MU?
Popstar Alaturka'da türbanlı yarışmacı Çiğdem Özdemir'in şarkısını icra etmesinin ardından oylamaya geçildi, bu esnada jüri üyesi Armağan Çağlayan'ın "Sizden popstar olmaz" eleştirileriyle fitili ateşlenen tartışma, bir seyircinin "Arabistan'da popstarlar böyle..." itirazı üzerine iyice hararetlendi ve stüdyo bir anda gergin bir atmosfere büründü.
Başı açık ve modern giyimli bayan seyircinin Çiğdem Özdemir'i korumaya yönelik bu itirazına Gülben Ergen'den sert karşılık geldi. Ergen sesini yükselterek, "Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti." diye tepki göstererek Arabistan örneğini veren seyirciye çıkıştı.
Bu gerilim sırasında söz alan Bülent Ersoy, soğukkanlığını koruyarak konunun farklı yerlere çekilmemesini istedi. Yılların getirdiği birikimle tartışmayı ustaca yatıştıran Bülent Ersoy'un yerinde müdahalesi olası bir skandalı ve tartışmanın amacını aşarak farklı yerlere çekilmesini bir nebze de olsa engelledi.
İŞTE POSTAR ALATURKA'DA YAŞANAN O SÖZ DÜELLOSU:
Armağan Çağlayan:
Ben türbanlı popstar olacağını düşünmüyorum. Biz 60 yaşındaki Ajda Pekkan'ı bugün konuşuyorsak bacağının hala daha güzelliğini korumasını konuşuyoruz. Ne güzel diyoruz, 8 oktav sesi var mı diyoruz? Ben bu arakadaşımızdan bir popstar olmayacağını düşünüyorum. Serdar Ortaç popstar değil mi, popstar. Burada Gülben Ergen popstar değil mi, popstar. Popstar olmak için bazı değerler var bunlar değişebilir mi, değişebilir ama şu an için böyle. Bunu değiştirmek de jüri üyesi olan buradki 4 kişiye düşmez. Bunu halk değiştirebilir.
Türbanlı popstar adayı Çiğdem Özdemir:
Ben sizin fikrinize saygı duyuyorum. Ben bunu bir ses yarışması olarak düşünüyorum. Ben de merak ediyorum benden popstar olur mu?
Başı açık bayan seyirci:
Arabistan'da popstarlar böyle. Popstarların başı örtülü.
Gülben Ergen:
Burası Arabistan değil. Türkiye Cumhuriyeti. (Sesini yükselterek) Türkiye Cumhuriyeti
Bülent Ersoy:
Sapla saman karışıyor. Biz burada Türkiye-Arabistan tartışması yapmıyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Armağan Çağlayan:
Ben burada laik kavgası yapmam. Ben de size diyebilirim ki Kuzey ülkelerinde de herkes bikinyle çıkıyor Popstar'a... Bikini ile mi çıksın bizim çocuklar?
Başı açık bayan seyirci:
Hanımefendi çok güzel söylüyor şarkıyı. Ben kıyafeti için puanı kırılsın istemiyorum. Hanımefendı çok guzel söylüyor kıyafetiyle değerlendirmemek lazım.
Armağan Çağlayan:
Bu kızın ağzından "laik" lafı çıkmadı, aldınız konuyu buraya getirdiniz bize de bunları söylettiniz.
Gülben Ergen:
Bize de bunu söylettiniz.
Bülent Ersoy:
Ben hadiselerin böyle demogojik hale getirilmesine karşıyım. Bu platform böyle bir ortam değil. Bu çocuğı biz seçtik. Şimdi bu çocuğun üzerinden prim yaparcasına böyle konuşmak abesle iştigal. Gülben Hanım'a söylüyorum. Gülben Hanım, hepimiz, hiç istisnasız, sormuyoruum "siz öyle misiniz" diye, hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız. Ve bundan da gurur duyuyoruz. Bu çocuğun üzerinden Atatürk, Atatürk İnkılapları konuşması ne kadar doğru? Biz bu çocuğu bilerek aldık. Oybirliğiyle aldık.
Armağan Çağlayan:
Hayır Bülent hanım oybirliği ile almadık. Siz böyle söylüyorsunuz gazeteler öyle yazıyor sonra.
Bülent Ersoy:
Ben bu çocuğun insanların başı örtülü de, başı açık da sanatlarını icra edebilme hakkı olduğunu göstermek için ben istedim. Sayın Erkır'dan rica ettim. Ben istedim bu çocuğu.
Gülben Ergen:
Bülent Hanım'ın bana söylediklerini kabul etmiyorum. Ben kızımıza söylemedim. Hanımefendi (Seyirciyi kastediyor) ülkemi Arabistan'la kıyasladı ben de burasının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söyledim. Lafım hanımefendiyeydi
Bülent Ersoy:
Sevgili Ergen şöyle bir şey var önümüzdeki model bu çocuk. Sayın Erkır da bize söz verdiği vakit bu çocuk hakkında yorum yapacağız. Hanımefendi Türkiye Arabistan olmalı o hale çevrirmeli demedi ki... "Orada popstarlar böyle" dedi. Aksini dese ilk önce ben saldırırım.
Gülben Ergen:
Ben öyle zannettim saldırdım...
Kaynak:kanaldhaber.com
POPSTAR'DA ORTALIK KARIŞTI - 05.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Başörtülü yarışmacı Çiğdem canlı yayında polemik yarattı.. Bu defa tartışma Atatürk'e uzandı
İzleyici:Ben Çiğdem'in kıyafetiyle değil sesiyle konuşulmasını istiyorum. Kapalı diye puan kırılmasın.. Sesi çok güzel.. Popstar yarışması çalıntı zaten. Bu program Arabistan'da da yapılıyor ve orada başörtülü kızlar da katılıyor. Kimse de bunu yadırgamıyor..
(Araya Gülben Ergen giriyor)Gülben Ergen:
Tabi oradaki yarışma gibi olamaz. Burası Arabistan değil Türkiye.. Türkiye Arabistan olmadı, olmayacak da.. Türkiye Cumhuriyeti Devletini Atatürk kurdu ve biz Atatürk'ün çocuklarıyız. Ben Çiğdem'i baştan beri görüntüsüyle değil sesiyle değerlendirdim.. Zaten kafasındaki değil kafasının içinde ne barındırdığı önemli benim için..Bülent Ersoy:Şimdi ben hadiselerin demojojik hale getirilmesine karşıyım. Bu çocuğun üzerinden bu tarz tartışmalar yapmak son derece yanlıştır. Gülben Hanım'ın söylediklerine karşıyım. Zaten hepimiz Atatürk'ün çocuklarıyız. Onun evlatları olmaktan gurur duyuyoruz. Keşke biraz daha önce gelseydim dünyaya da sesimle ona hizmet edebilseydim. Bu çocuğu biz aldık buraya.. (Armağan'ın karşı çıkması üzerine) O halde ben aldım.. Bu çocuğu ben aldım buraya.. Başörtülü bir insanın da sanatını icra edebileceğini göstermiş oldum. Evet ben istedim bu çocuğu. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz.. Ama Atatürk'ün de gönlü çok genişti. Herkesi kucaklayan bir anlayışa sahipti..Armağan Çağlayan:Ben sonuçta başörtülü yada değil, baştan beri Çiğdem'in popstar olamayacağını söylüyorum. Sonuçta sahne biraz da şovdur..
Münevver kazançları! - 04.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 4 Eylül 2009 CumaMünevver Karabulut, genç yaşında talihsizce öldürüldü. Daha baharını yaşamamıştı. Ve, ardında kalanlar? Baba, sıkıntı ile saldırıya başladı. Kime ne konuştuğunu bilmeden, kiminle neyin pazarlığını hesaplamadan ortalarda, orta oyuncusu gibi gezdi durdu. Ve, ortaya 'Helallik' çıktı. Bu, Münevver üzerinden kazanılması düşünülen bir kazanç gibi sunuldu orta yere... Doğrusu neydi peki? Bir o tarafa, bir bu tarafa. Kimin ne söylediğini de kimse anlamadı ya.. Ama, Münevver üzerinden bir kazanç, bir pirim olduğu kesin. İlk önce filmle piyasaya girmek isteyenleri, rant sağlamayı düşünenleri gördük canlı canlı...Ardından, bir MS hastanesi için yapılacak yardıma destek, 'helallik isterim' diyen babanın aracısı çıktı ortaya...Ne yazıktır ki, gazeteci kimliği ile ekranlarda göründü. Bunca yıllık gazetecilik mesleğinin içinde biri olarak, duymadım, görmedim. Neymiş, pardon! Mahalli gazeteci... Ardından, kitabının yazılması için girişimlerde bulunmuş aile... Cüneyt beyin adı çıktı. Cüneyt Özdemir... Kitabın yazılmasını Cüneyt mi istemiş, aile mi? Ortaya yine bir para meselesi çıktı. Son tahlilde, baba Süreyya Karabulut'u görürken orta yerlerde, ana haberlere, bu güne kadar uzak duran anne Nagihan hanım çıktı ve enteresan şeyler söyledi. Yine gazeteci ve televizyoncular tu-kaka oldu bu arada...'Kızımın üzerinden pirim yapıyorlar' diye başladı sözlerine...Şeker hastası olan babanın ne yaptığını bilmeden ortalarda dolaştığını anlatırken gözleri doldu. Ve, ortada bir 3 milyon euro var ki gezip durmakta... Yani sizin anlayacağınız Münevver'in ölümü bir arkası yarın hikayesine döndü. Karışan karışana bu cinayetin içine ama arka sokağında neler oluyor yine de bir gizlilik mevcut. Bu arada, cinayete adı karışan Cem yok ortalarda... Hangi delikte? Kiminle gününü gün ediyor? Veya, sıkıntıdan bir köşede mi? Bir bilen olsa da sorsak. Acı bir cinayete kurban giden genç Münevver ise sanırım toprağında huzursuz, yukarda olanlardan sonra...
Kızılbaş vakası mı? Gö.... tekme mi, yoksa...Star TV'nin evlendirme programı başladığı günden bu güne hep izlenir oldu.Eski sunucudan kalma güzellikleri de buluyoruz. Aradaki para meselesi sonrası, bir dizide evlilik programı sunan artist Zuhal Topal, kör topal geldi ekranlara... Bu kız, hem bir dizide, hem evlilik programında, hem de bir reklamda evlere konuk oluyor. Önlenemez bir yükseliş gibi... Değişik bir tarzı ve ifadesi var bu Topal kızın. Sevdik ama onu piliç tadında oynarken... Şimdi, aklıma takılan bir şey var son tahlilde... Bu kız birden yükselince biraz suikasta mı kurban gidiyor dedim ister istemez. Ne öyle yahu? Bir gün, yeni, başlar başlamaz programına, bir ara 'Kızılbaş' söylemi ile hayatından olan Güner Ümit gibi bir potun içinde buldu kendini... Ardından, bu sıkıntının görüntüleri, dedikoduları bitmeden yine bir bipli konuşma... 'Gö... me tekme yerim' derken, dünkü yayın resmen kesildi efendim. Sema Çelebi el attı programa resmen! Bir yarışmacının, ' O yaparsa ben de yaparım' demesi üzerine, Çelebi; 'Türk örf ve adetlerine uymuyor konuşmanız deyince, Topal, programı bitiremeden müzik girdi devreye...Aman dikkat Zuhal Topal! Bu işte ya bir uğursuzluk var, ya da bir suikast... Ben mi kötü düşünüyorum dersiniz?
Armağan nasıl çiş yapacak?Yani bir kötü oldum ki son dönemde sormayın arkadaş. Pop Star Alaturka'nın şaşalı yayınları hep gündem de... İyi kesiyorlar raconu. Bravo Osman Tan... Bülent Ersoy'un gelinlikli hali, damat için; 'Buluruz bir salak' lafı, Armağan Çağlayan'ın 'Kıyafet iyi de çişiniz gelirse nasıl edeceksiniz' soruları, Çağlayan'ın kısa pantolonu ve son olarak ta Armağan Çağlayan'ın kemerinin durumu. Pantolona kemer takılır benim bildiğim. Ama, yenilik olsun diye bay Çağlayan pantolon kemerinin tokasını popo sunun üzerine doğru kaydırmıştı son programda. Yani pardon bana da sormak kaldı? 'Çişin gelirse nasıl çıkaracaksın pantolonunu Armağan'cığım?
Kaynak:Güneş Gazetesi - Vehbi Dinçcan
AK Parti sekreterliğinden Popstar Alaturka finaline -04.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Eminim ki yazının başlığını okuduğunuzda olay yaratan türbanlı yarışmacısı star adayının kim olduğunu merak ediyorsunuzdur. Ben de sizin gibi FOX TV'de cuma akşamları yayınlanan Popstar Alaturka'nın yarışmasına Bursa'dan katılan türbanlı yarışmacıyı ilk gördüğümde aynı duyguları yaşadım.
Yarışmadaki performansı ve jüri üyesi Bülent Ersoy'un açık destek vermesiyle şöhret yolunda hızla ilerleyen Çiğdem Özdemir, bir süre önce AK Parti Kestel İlçe Başkanlığı'nda sekreter olarak çalıştığını anımsadım. Emin olabilmek için o an AK Partili birkaç dostumuzu arayıp Popstar Alaturka Yarışması'nın daha ilk bölümlerinden itibaren performansıyla favori gösterilen bayanın tahmin ettiğim gibi, bizim Çiğdem olduğunu teyit ettim.
Bizim diyorum, çünkü ben de Kestel'de oturuyor, Çiğdem'i de zaman zaman haber yapmak için gittiğim AK Parti İlçe Başkanlığı'ndan tanıyordum. Şaşkınlığım nedeni, Çiğdem'in sanatçı yönünü televizyonda gördüğüm içindir.
Nitekim AK Parti Kestel İlçe Başkanı Nazif Aydın da, bilmiyormuş Çiğdem'in bu özelliğini. Hatta Çiğdem Özdemir bir süre önce ilçe başkanlığındaki işinden ayrılarak Yüksek İhtisas Hastanesi'nde kayıt elemanı olarak çalışmaya başlamış. Program başladığından bu yana diğer yarışmacılarla birlikte İstanbul'da kalan Çiğdem Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği bölümünde de görev almış uzun bir süre. Çiğdem, şu an Kestel'de oturuyor olmasına rağmen Erzurumlu bir ailenin kızı olduğunu özellikle vurgu yapıyorum.
Çünkü, Bursa'da yaşayan Erzurumlu vatandaşların 106 yazıp 3450 gönderecekleri SMS destekleri Çiğdem'in yarışmanın finalisti olabilmesi için çok önemli.
Sesinden çok türbanlı kıyafetiyle yarışmayı izleyenlerin dikkatlerini üzerine çeken Çiğdem, türbanı kendine yaşam biçimi olarak seçtiği için insanların bu duruma saygı duymasını ve ön yargılı davranılmamasını istiyor.
Kaynak:bursahakimiyet.com -Ersel Peker
Bülent Ersoy ağzından kaçırdı - 02.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 2 Eylül 2009 ÇarşambaVallahi, yılların alışkanlığı Popstar Alaturka'da neler olup bittiğine bakmadan Cumartesiler geçmiyor. ES ES arası şöyle bir göz atıyorum. Öyle de bir şanslıyım ki, tartışmaların doruk yaptığı dakikalara rast geliyorum. Türbanlı popstar adayı hemen ben kanal değiştirmeden önce şarkısını söylemiş ve değerlendirme bölümünde oluyor. İşte bu hafta yine o dakikaları yakaladım. Metin Akpınar ve Gülben Ergen, bütün sakinlikleriyle otururken gedikliler birbirine girmişti. Bülent Ersoy, pozitif ayrımcılık yaparak seçtikleri adayın sonuna kadar arkasında duruyordu. Zamanında yaşadığı duygular ve durumla, türbanlı yarışmacının yaşadıklarını özdeşleştirmişti. Oysaki iki durumun yakından uzaktan bir alakası yoktu. Armağan Çağlayan kendince 'türbanlı bir popstar' olamayacağını anlatmaya çalışıyordu. İşte o anda Bülent Ersoy 'kilit cümleyi' söyledi; "Yahu bu kızcağızı biz seçmedik mi? Türbanlı olduğunu bilerek seçtik. Çünkü asıl dikkate aldığımız nokta iyi şarkı söylemesiydi." Zaten benim size ilk söylediğim de bu değil miydi? Bu yarışmacıların hepsi bilerek, görerek seçiliyor! Hangisinin daha çok reyting alacağı, tartışma çıkaracağı ve toplumun ilgisini çekeceği belli oluyor. Jüri üyeleri de aralarında iyi polis-kötü polis oynuyor... Ortaya da böylece bir program çıkıyor. Ama benim söylediklerim bir yana Bülent Ersoy'un kendi ağzıyla yakalanması en net göstergeydi!
Kaynak:Takvim Gazetesi - Nilgün K.Tahmaz
Kemer sponsorunuz olabilir miyim? - 01.09.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 1 Eylül 2009 Salıhttp://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/aytug/2009/09/01/kemer_sponsorunuz_olabilir_miyim
İbo Şov neden 8.oldu dersiniz? - 30.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 30 Ağustos 2009 Pazarİbo şovun başarılı bir şarkıcı olduğunu biliyoruz. Sesiyle yıllardır gönüllerdeÉ Ve, tam 17 yıldır da TV programı yapıyor. İyisiyle kötüsüyle güzel işler yapıyor son Urfalı!Perşembe gecesi yine izledik İbo'yuÉ Konukları biraz hafif kaldı gibi geldi bizeÉ Onun için de reytinglerde biraz güdük kaldı.Yoksa, yukarıları hep zorluyor İbo.Safiye Soyman ve Faik Bey konuklar arasındaydı. Artık, özellikle, Faik Bey sempatik gelmiyor milleteÉBir hayli posta aldım. Safiye'ye yaptıkları kınanıyor ama anlamıyor Faik Bey sanırım. Bi de espriler o kadar bayatladı kiÉLatif Doğan'ın yaşadıklarını bile bırakmadı Latif anlatsınÉ Sanki o yaşadı. Millet yemiyor artıkÉ Hepsi Kızları ile girdiği ceket iddiasını kaybetmesine rağmen o fıstık yeşili cart ceketini veremedi bir türlüÉ Sadece gülüyorsun o da zora kiÉ Yasin Kutlay imzalı bir soru geldi posta yoluylaÉ 'Bu adam, şarkıcı mı, komedyen mi? Ne, bana bir anlatsana' Bir ara şarkı söyledi yaÉ Ha, burada, Safiye'nin hakkını teslim edelim. Soyman, iyi bir hafızadır. İbo Şov'a daha iyi konuklar gerekir diyorum. Hele, Ramazan'da bir orta oyunu o kadar güzel giderdi kiÉ
Bülent Ersoy kendini gazinoda mı sandı?Pop Star geçtiğimiz gecenin hiti oldu yineÉ Şunu söyleyebiliriz ki, Bülent Ersoy'un ne yapacağını merak edenler bir hayli fazla efendim. Netekim bir gece önce sahneye geç gelişi ile, hem seyircilere, hem televizyon başındakileri fıtık etti diyebiliriz. O kadar ki; Osman Tan Erkır bile, 'Guiness rekorlar kitabına gireceğiz, sahneye en geç gelen sanatçı' diyerek espri yaparak idare etti. Ardından, giydiği gelinlikle dikkatleri üzerine çeken Ersoy, Armağan Çağlayan'ın 'Çişiniz gelirse ne yapacaksınız' sorusuna ise, ' Daha yaşlanmadım. tutabilirim' dedi. 'Damat nerede?' sorusuna ise; 'Sokakta bir salak buluruz' diyerek kahkaha atmakla yetindi. Pop Star Alaturka, TV'lerin eski yapımları sundukları dönemde enteresan jüri üyeleri ile ilgiyle izlenirlerken, yeni seslerin güzelliği de gözlerden kaçmıyor.
Bayraklarınızı taktınız mı?Bugün önemli bir günü kutluyoruz. 1922 yılından bu güneÉ Büyük önderin önemli armağanını iyi kutlamamız gerekli diye düşünüyorum.Türkiye, kardeşliğe, Türkiye, sevgiye, Türkiye huzura özlem duyuyor. Futbol maçında bile olmadık kavgaların yaşandığı şu günlerde hep beraber gelin bayraklarımızı açalım ve bu şerefli günümüzü şanıyla kutlayalım. Genel kurmay, özel bir filme imza attı. Önemli isimler bu filmde iki satırla yer aldı. Zafer Bayramı'nın önemini ve içinden geçenleri anlattı. Anlatmayanlar da, mikrofondan kaçanlar da vardı amaÉ Merak ettim? Neden kaçtı o tiyatrocu dostlar, o sanatçı dostlar? Neye karşıydılar? Hükümete mi? Bu bayram, ne hükümetin, ne de Tayyip Erdoğan'ın bayramıÉ Türk milletinin bayramı bu bayramÉ Şanlı ordumuzun bayramıÉ Eğer bu Zafer Bayramı olmasaydı o tiyatrocular, dizilerde, şarkı yarışmalarında görünebilirler miydi? Size söylenecek çok söz var daÉ Siz yine çıkın duraklarda oynayın, tiyatronun önemli isimleri arasında isminizi baş köşeye yazdırmaya bakınÉ TeessüflerimleÉ
Kaynak:Güneş Gazetesi - Vehbi Dinçcan
POPSTAR ALATURKA’DAKİ DİVA ‘AÇILIM’I! -30.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Malumunuz bu aralar gündemin en moda sözcüğü ‘açılım.’ Her ne kadar asıl konu bir türlü açılıp saçılamadıysa da biz her konuda bu ‘açılım’ sözcüğünü kullanmayı pek bi sevdik.. Ben de bakalım nasıl oluyormuş ‘açılım’lı bir yazı yazmak diye merak ettim ve başladım yazmaya..
Popstar Alaturka bu sezon da bizleri şaşırtmadı ve yeni yayın dönemine oldukça iddialı bir giriş yaptı; izlemeyi özlemişim doğrusu.. Her zaman olduğu gibi yine muhteşem sesler bulmuşlar.. Ama o Ramazan yok mu Ramazan iki haftadır beni benden alıyor resmen.. O nasıl bir ses, o ne buğulu bir yorum ve o nasıl bir duruş.. İzlemeye doyamıyorum!
Yarışmanın türbanlı yarışmacısı pek konuşuluyor iki haftadır.. Hatta bir Alman gazetesi bile hanımefendi hakkında bir makale yazmış.. Ama ben diyorum ki diğer yarışmacılar gibi davranılmalı Çiğdem’e.. Tamam biliyoruz türbanlı bir yorumcudan popstar olmaz, anladık. E türbanlı olduğunu da görüyoruz.. Tamam yeni başladı program konuşulmalı bunlar ama konuştunuz yeter artık.. Her hafta bir türban mesajı vermeye gerek yok.. Her hafta, 'bak kızım senden popstar olmaz' demeye de!Umarım bu Cuma diğer yarışmacılar gibi davranılır Çiğdem’e de ve bu türban konusu açılmaz.. Ne de olsa o ortam bunları konuşmak için pek de elverişli bir yer değil..
Gelelim şu Diva açılımına.. Ne hikmetse Bülent Ersoy bu sezon jüriden bağımsız takılıyor. İlk hafta makyaj ve saç yetişmedi dendi, Diva diğer jüri üyelerinden sonra çıktı programa.. E bu hafta da muhteşem (!) bir kıyafetle çıkacak dendi ve yine en son çıkan olmayı başardı Diva.. Hatta Osmantan’ın deyimiyle yayın tarihinin en uzun çıkışı oldu Diva’nın sahneye çıkışı.. E tamam anladık ki hep bir bahane var, bundan sonra da olacak.. Peki afişlerdeki bahane neydi de Diva iki üç adım önde poz verdi? Geçtiğimiz yıllarda hiç de böyle pozlar, çıkışlar, afişler görmedik. Hep iç içe hep yan yanaydılar.. Bu sezon ne oldu ki Diva bağımsızlığını ilan etti?
Diva’nın Gülben Ergen’le bir problemi mi var acaba? Bilmem kaç sezondur en sol koltukta oturan Armağan Çağlayan’ın, Gündeş’ten boşalan en sağ koltuğa geçmesi bir yenilik mi yoksa istek mi? İlk programda Diva’nın herkesi öpüp Gülben Ergen’in sadece elini sıkması da bir işaretti aslında.. Hoş bu hafta Gülben Ergen Diva’nın elini öptü, Diva da onu öptü ama aradaki elektriğin pek de sevimli bir elektrik olmadığı aşikar.. Diva’nın Gündeş’le olan samimiyetinden eser yok programda.. Ya Diva Gülben Ergen’e yavaş yavaş alışıyor ya da arada bir gerginlik var! İlerleyen bölümlerde bu işin kokusu çıkar ama Diva’nın bu ‘bağımsız takılmaları’ fena halde göz tırmalıyor; benden söylemesi.
Bu Diva meselesini geçersek Gülben Ergen’in bu yarışmaya çok yakıştığını söylemeliyim. Her zamanki 'gülümseyen abide' tavrıyla ışıklar saçıyor ekrandan..
Osmantan’ın Ebru Gündeş ve Orhan Gencebay saygısını da gerçekten yürekten tebrik ediyorum.. İlk kez rastlıyorum kendi programından ayrılan isimlere bu kadar saygıyla yaklaşan yapımcı ve sunucuya.. Bravo vallahi!!
Kaya Demirer'li 'Restaurant Kabusları'
Topaz, Blue Topaz ve Lipsi’nin sahibi Kaya Demirer ATV ekranlarında yayınlanmaya başlayan Restaurant Kabusları’yla ilk kez bir televizyoncu olarak karşımıza çıktı. Ne yalan söyleyeyim Kaya Demirer’i bu kadar samimi bulacağımı tahmin etmiyordum.. Çok doğal ve garip bir enerjisi var.. Program acayip akıcı, sıkılıp durduğum bir an olmadı.. Yalnız o mutfak şefi tüm izleyenlerde aynı etkiyi uyandırmıştır sanırım.. O neydi öyle? Ne sinir, ne inat bir şeydi.. Koltuktan fırlayıp birkaç tane tokat atasım geldi adama ama Kaya Demirer yılmadı mutfak şefini adam etmeyi başardı..
Programın bana göre tek eksiği şu ara konuşmalardaki devamsızlık olmuş.. Yani bir olay oluyor tartışılıyor.. Tartışma diyelim ki yeni mutfak takımının geldiği sırada yapılmış ama mutfak şefi o tartışmanın değerlendirmesini eski mutfaktaki dolaplar önünde yapıyor. Ya da restoran sahibinin üzerinde siyah bir bluz varken tartışma olmuş ama restoran sahibi değerlendirmesini onu ilk gördüğümüz anda üzerinde olan gri tişörtle yapıyor.. Bu biraz inandırıcılığı öldürüyor bana göre..
Bir de şu programın ismine takıldım, neden ‘Restoran Kabusları’ değil de’ Restaurant Kabusları?’ Malum Türkçe’de önünde bir başka isim yoksa yani bir mekan isminden söz etmiyorsak örneğin Topaz Restaurant demiyorsak, genel olarak tüm restoranları ifade ediyorsak ‘restoran’ kelimesini kullanırız.. Burada da tüm restoranları kastettiğimize göre tekrar soruyorum neden ‘Restoran Kabusları’ değil de ’Restaurant Kabusları?’
Bunların haricinde programı genel olarak çok beğendim diyebilirim, Kaya Demirer de ilk kez ekrana çıkan biri olarak oldukça başarılı!
TV’den kısa kısa..
Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar oyuncu olmuş! Müthiş ikili şimdi de TRT için çekilen ‘Anam Sağolsun’ dizisinde boy gösterecekmiş. Çakar bir plastik cerrahı, Toroğlu da ciğerciyi canlandıracakmış.
Mehmet Aslantuğ ve Özgü Namal’ın başrollerini üstlendiği Hanımın Çiftliği için istenildiği gibi bir köşk bulunmayınca sıfırdan bir köşk inşa edilmiş.
Fırtına dizisinden sonra ortalarda görünmeyen Burçin Terzioğlu’nun başrolünü üstlendiği Ey Aşk Nerdesin’in bu haftaki bölümüne Asi’nin yakışıklısı Murat Yıldırım konuk.. Polis rolünde izleyeceğimiz Yıldırım bu sayede eşine güzel bir 'reyting desteği' sağlamış olacak.
Ey Aşk Nerdesin demişken, dizide Hande rolünde izlediğimiz Gülden Avşaroğlu, doğallığı ve sempatik oyunculuğuyla acayip dikkatimi çekiyor. Onu izlemeyi seviyorum.
Hatırla Sevgili’nin devamı niteliğinde çekilecek dizide Bülent İnal, Melis Birkan, Berrak Tüzünataç, Okan Yalabık ve Bülent Alkış rol alacakmış..
Daha önce bu köşede ATV’nin en iddialı dizilerinden birinin Kapalıçarşı olacağını yazmıştım.. Başrollerinde Nejat işler, Erkan Can ve Olgun Şimşek'in oynayacağı dizinin kadın oyuncusu aranıyordu bir süredir.. İşte o aranan kan Aslı Tandoğan olmuş..
Binbir Gecce’nin Kerem’i Tardu Flordun'u, ATV’nin iki sezondur devam eden dizisi Parmaklıklar Ardında'da izlemeye başlıyoruz.
Yaprak Dökümü aynı gününde ve saatinde başlıyor yine.. Yalnız Ali Rıza Bey’li o tanıtım insanın boğazını düğüm düğüm ediyor, yüreğini kanatıyor. Ve büyük konuşmanın ne büyük bir gaflet olduğunu bir tokat gibi çarpıveriyor insanın suratına..
Son olarak Avukatlar dizisinde izlediğimiz Serhat Tutumluer yine Star ekranında karşılıyor yeni yayın dönemini.. Tutumluer’in müthiş oyunculuğunu Kül ve Ateş dizisinden izleyeceğiz bu sezon. Dizide kendisine uzun süredir ekranlarda göremediğimiz Başak Köklükaya da eşlik edecek. Acemi Cadı’daki rolüyle kendini sevdiren Merve Boluğur da kadroda!
Bol seyirli günler efendim!
Kaynak:gecce.com - DİLARA PEKEL
Canlı yayında gelinlik giydi, ortalık karıştı! - 28.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 28 Ağustos 2009 Cuma
Jüri üyelerinin teker teker yayına alındığı bölümde en son sahneye gelen Bülent Ersoy, bir görevlinin yardımıyla merdivenlerden inebildi. Üzerinde son derece şaşalı bir gelinlik bulunan Ersoy'un merdivenlerden inmesi bir hayli zaman aldı. Yürümekte zorlanan Bülent Ersoy, buna rağmen, merdivenden indikten sonra sahnenin en ucuna kadar gidip seyirciyi selamladı.
Bu esnada hem stüdyodaki izleyenler hem de ekran başındaki izleyici, Ersoy'un üzerindeki kıyafete takılıp kaldı.
KOLTUĞUNA OTURMASI BİR SERAMONİYE DÖNÜŞTÜ!
Beyaz bir gelinlik şeklindeki elbiseyle birlikte büyük çiçekli bir duvak da takan Ersoy'un yerine oturması da hayli uzun sürdü.
Jüri bölümüne, üzerindeki kıyafet nedeniyle ulaşmakta zorlanan Bülent Ersoy'un elinden Osmantan Erkır, tutarak getirdi. Daha sonra Gülben Ergen'in yardımıyla jüri bölümüne geçen Ersoy'a bu kez de Metin Akpınar yardım etti. Akpınar ile öpüştükten sonra Armağan Çağlayan'ı çağıran Ersoy, onunla da öpüştükten sonra koltuğuna geçmek için hamle yaptı. Ancak o esnada sırasında ufak bir kargaşa yaşandı. Bülent Ersoy'un yanında bulunan Metin Akpınar, kıyafetiyle hayli geniş bir alan kaplayan Ersoy'un yanından geçemeyeceğini anlayınca, masanın diğer tarafından dolaştı.
Armağan Çağlayan'ın yardımıyla koltuğuna oturmak üzereyken Gülben Ergen tarafından durdurulan Bülent Ersoy, bir an şaşırdı. Ergen'in, koltuğun üzerinde bulunan puan tahtası almasından sonra elbisesinin eteklerini toplayarak koltuğuna oturan Ersoy, bu kez 'Diva' sesleri eşliğindeki alkışlara karşılık vermek için yeniden ayağa kalktı. Bir süre izleyicileri selamlayan Bülent Ersoy'a Osmantan Erkır da bir espriyle karşılık verdi. Erkır, herkes için hayli uzun bir zaman süren bu seramoni için şöyle konuştu:
"Guiness Rekorlar kitabına girdik. Dünyanın en uzun girişi sahneye ama değdi. Çok güzel girdiniz sahneye."
Söze giren Armağan Çağlayan da yaşanan bu durum karşısında şaşırdığını belirterek "Bir ara ben inanamadım. Ben buradayım, Metin abi yanımda. O oradan oraya geldi. O oradan oraya nasıl geçti, hiç anlamadım!" diye konuştu.
En az Armağan Çağlayan kadar şaşkın olan Gülben Ergen de gülüşmeler arasında "Ben de anlayamadım, nasıl oldu?" diyerek karşılık verdi.
GELİNLİK OLSUN DA BULURUZ BİR SALAK!
Jüri üyelerini ve izleyenleri güldüren bu konuşmalardan sonra Osmantan Erkır, Ersoy'un kıyafetinin gelinlik gibi olduğu vurgusunu yaptı.
Bülent Ersoy'un yanıtı ise şöyle oldu: "Evet ama kocası olmayan gelin!"
Erkır'ın "Gelinlik bir olsun da gerisi gelir zaten" sözlerine Ersoy, "Gelinlik olsun da evvela, buluruz Allah'ın izniyle bir salak" diyerek güldü ve daha sonra da "Estağfurullah" dedi.
YA ÇİŞİNİZ GELİRSE?
Gelinliğiyle ilgili açıklama yapmak isteyen Bülent Ersoy, "Çok kısa zamanda yetişiyor bunlar. Çok zor bu hale gelmesi" dedi.
Bu arada söze giren Armağan Çağlayan'ın sorusu ise herkesi güldürdü. Çağlayan, "Bülent Hanım, çok merak ediyorum, çişiniz gelse ne olacak?" sorusunu yöneltti.
Ersoy, "Yani onu tutabiliyoruz yaşım icabı. Pek, kanallarım daha yerinde" diye konuştu.
Bu arada, gelinliğin Paris'ten son gün yetiştiğini ifade eden Bülent Ersoy, emeği geçenlere de teşekkür etmeyi unutmadı.






Kaynak:Televizyon Gazetesi
Onlar bizi başımızı da açsak, münasip yerimizi açsak da sevmezler...28.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
Armağan Çağlayan, "türbanlı popstar" başlığıyla Alman gazetesinde Çiğdem Özdemir ile ilgili çıkan bir haberi okudu.
Haberin sonunda internet forumlarında çıkan bir iddiayı da okuyan Çağlayan, "Çiğdem Özdemir'in normal yaşımında başının açık olduğu ve yarışmanın reytingini artırmak için yapımcıların para teklifi ile türban taktığı"na yönelik yazıyı okudu.
Bunun üzerine söz alan yarışmanın jüri üyesi Bülent Ersoy, "Ne mutlu ki Müslüman bir ailenin çocuğuyum" diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Benim Müslümanlığım söz de değil özde. Bir tane değil milyonlarca başı örtülü olsa bana onlar Allah'ın birliğini hatırlatmıyor.
Bizim kültürümüz hiç o Hans efendiyi ilgilendirmez. Onlar bizi başımızı da açsak münasip yerimizi de açsak sevmezler. Onun için hiç birbirimizi üzmeyelim. Onlar bizi sevmez, biz de onları sevmeyiz."
Ersoy'un bu sözleri stüdyodaki izleyiciler arasında büyük alkış aldı.
Bu arada söze giren Armağan Çağlayan'ın Çiğdem Özdemir'e "Sizden popstar olmaz. Yanlızca iyi bir şarkıcı olur" sözleri üzerine patlayan Bülent Ersoy, "Bu çocuk uzaydan mı geldi? Biz seçtik bu çocuğu" diye tepki gösterdi.
Yarışmanın jüri üyesi Gülben Ergen ise tartışmaya "Benim için başındaki değil, başının içindeki önemli" dedi.
Kaynak:süperholigan
Bülent Hanım, kıyafet iyi de, ya çişiniz gelirse? -28.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
Popstar Alaturka, bu akşamki yayına ilginç diyaloglar eşiliğinde başladı. Bülent Ersoy, jüri koltuğundaki yerine biraz geç de olsa otururken kıyafetiyle dikkat çekti.
Sahneye biraz geç gelen Bülent Ersoy'u davet eden Osman Tan, "Guiness rekorlar kitabına girdik. Sahneye en geç gelen konuk" diyerek gülüşmelere neden oldu.
Ardından,Bülent Ersoy ağır adımlarla, bir gelinlikle jüride ki yerini aldı.
En ilginç soru ise,Armağan Çağlayan'dan geldi.
"Bülent Hanım, kıyafet çok güzel tamam da, çişiniz gelse n'olacak?" gibi bir soru yöneltti.
Daha sonra Bülent Ersoy, "Henüz böbreklerim çalışıyor. Tutabiliyorum." Diyerek espriye, espriyle cevap verdi.
Gecenin ilk muhabbeti Bülent Ersoy'un çişi oldu!
Kaynak:Sacitaslan.com
Yeni ikoncan - 27.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 27 Ağustos 2009 Perşembe
Armağan Çağlayan, “Popstar Alaturka”ya, ceket altına giydiği kaprisi ile katıldı
Geçtiğimiz yıl da programda İskoç eteği giyen Çağlayan, “Ceket ille de uzun pantolonla giyilir diye bir şart mı var? Kısa pantolonu seviyorum. Canlı yayında işe ciddiyet katması için üzerine ceket giyip kravat taktım. Marjinal giyinmek hoşuma gidiyor” dedi.
Kaynak:Hürriyet Gazetesi
Yurdumun şöhret delisi gençleri - 25.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 25 Ağustos 2009 SalıTÜRBANLISI, türbansızı, zengini, fakiri pek çok genç, aynı gelecek hayalleri içinde yüzüyor. Bunların, kaliteli bir iş hayali olduğunu düşünmeyin sakın, hepsi ünlü olmayı kafasına koymuş, ünlü olsun da nasıl olursa olsun. TV'de görünmek en güzeli, kimi ağlıyor, kimi yarışıyor, kimi yılanlarla boğuşuyor, hepsinin hedefinde tanınmış olmak var, birileri onlardan söz ederse, meşhur olacaklar, o zaman da paraya para demeyecekler... Yarışmalardan kâr sağlayan görülmedi, ama ünlü oluyorlar ya, gerisi boş, kimi Semra Hanım gibi sinirlendirerek, kimi ağlayıp sızlayarak, kimi tartışarak üne kavuşup, sonra kendi dünyalarında kayboluyorlar. Kameralar karşısında çırpınır, aşağılanırken, neler kaybettiklerini kimse düşünmüyor. Popstar Alaturka yarışmasında bir türbanlı yarışıyor, kadının örtünmesinin, onu dikkatli ve kötü niyetli bakışlardan korumak için olduğunu unutmuş, kendini göstermeye, sesini dinletmeye, kameraların kendine dönmesine gayret ediyor. Çünkü o da Türkiye'nin yetiştirdiği gençlerden biri, iş aramayı boş ver, sahneye çık, ama ünlü olmak için önce TV'de görün, bir değil, yüzlerce kere, fotoğrafların medyada gezinsin ki, şöhretin iyi olsun! Türbanlısı, türbansızı yarışıyor, diğerleri müzik duydu mu göbek atıyor, kalçalarını en seksi şekilde kıvırtıyor, ünlü olmaya çalışıyorlar. TV manzaraları aslında ülkem gençliğinin manzarası... İllallah dedirtenlerTELEVİZYONDA aynı şeyleri izlemekten bıktım, kış gelirse bunlardan kurtulacağımı düşünüyorum, ama o da gecikiyor... Neler mi beni sıkıyor, illallah dedirtiyor? Kanal D'deki Çok Güzel Hareketler Bunlar bunların başında, ne zaman açsam onunla karşılaşıyorum. CNBCe'de The New Adventures of Old Christine... Habertürk'teki Teke Tek'te Halis Toprak söyleşisi, sohbet programlarının sürekli konuğu haline gelen Zülfü Livaneli, bilimle mi, yoksa dinle mi ilgili olduğu anlaşılmayan "evrim teorisi" tartışması, "açılım" diye başlayan konuşmalar... Bunlar sizi de sıkmadı mı, farklı şeyler izlemek ve duymak istemiyor musunuz?Sevilenler unutulmamışİZLEYİCİNİN vefasız olduğunu söyleyenler yanıldılar, Türk izleyicisi vefasını ispatladı. Cuma akşamı, yayınına bir süre için ara verip tatile çıkan Melekler Korusun yayınlandı ve tüm rakiplerini ezerek, birincilik tahtına oturdu, Var mısın Yok musun da öyle, o da cumartesi-pazarın liderliğini sürdürüyor, araya giren zaman ikisini de unutturmamış. Melekler Korusun'un izlenme yüzdesi yüksek, yüzde 24,6, ardına haber bültenlerini, Aile Saadeti'ni, Popstar Alaturka'yı, 'Sokak Dövüşçüsü'nü, Fear Factor'ü takmış. Var mısın Yok musun da öyle; 'Süpermen'ler, 'Rambo'lar, Es Es dizileri, Hababam Sınıfları ve haberler peşinde... Yenilerin işi zor, gerçekten sevilenler içinse sorun yok, izleyici sevdiğini gerçekten seviyor.Ramazan programlarının durumuTÜRK insanı orucunu tutuyor, ama kanalların hazırladıkları dini programları pek de izlemiyor, çünkü hepsi son anda oluşturulmuş, aceleye getirilmiş... İlk yüzde hangilerinin olduğuna baktım, liste başında yine Star TV'deki Nihat Hatipoğlu var, ama o da geçen yıllara göre gerilemiş. Hatipoğlu'nun yumuşak konuşmaları, sahur programını 20'inci, iftar programını 28'inci yapabilmiş. Ardından 43'üncü sırada TRT'nin İftar Sevinci var... Kanal 7'nın iftar programı 46'ıncı, yine aynı kanalın Sahur Duası 50'inci... Berberakis ders versinTÜRKÇE'NİN günbegün bozulduğu, habercilerin bile yanlış Türkçeyle konuştuğu günümüzde Atina'daki yangın nedeniyle NTV, durmadan Stelyo Berberakis'e döndü... Berberakis haberi güzel bir Türkçeyle verdi, bugün unutulan Türkçe sözcükleri bile kullandı, haberi anlaşılır ve sadeydi, öyle bir İstanbul Türkçesi kullanıyordu ki, zevkle dinledim. Aklıma, Berberakis'in yılın birkaç ayını Türk gençlerine Türkçe öğretmeye ayırsa düşüncesi takıldı!
Kaynak:Tercüman Gazetesi - TUNA SERİM
Şükür kavuşturana - 25.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Popstar Alaturka altıncı yılına Fox'ta girdi. Doğrusu yarışmanın Ramazan'da başlamasını sevdik. Dini vecibelerini yerine getirenlere yeterince program var. Osmantan Erkır'ınki de, kimilerine ilaç gibi geldi, Selçuk Tekay Orkestrası aynı; 'Koşturmaya devam ediyor'. Ayşe Egesoy, 'Nerde kalmıştık' havasında. Özel gösterimle övülen Orhan Gencebay ile Ebru Gündeş'in boşlukları Metin Akpınar ve Gülben Ergen tarafından doldurulmuştu. 'Grafon kağıdı tuvaletli', Ağır Topumuz Bülent Ersoy 'Geliyorrr' anonsuna rağmen, her zamanki gibi bir türlü gelemedi. Mübarek 'Ağır çekim film'. Acaba Yataş'ta da öyle mi? Armağan Çağlayan, pantolonunun boyunu kısaltırken, saçını at kuyruğuna çevirip uzatmıştı.
Haberin Devamı...
http://www.aksam.com.tr/2009/08/25/yazar/14014/burhan_ayeri/sukur_kavusturana.html
Kaynak:Akşam Gazetesi - Burhan Ayeri
Demokratik platform ve çok seslilik şovu - 25.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Tartışmanın alevli zamanında 'türban'ı meşrulaştırmanın çağdaş yolu olarak, etnik hürriyetler ve cinsiyet özgürlüğü ile kol kola yürümesi yolunda ekilenlerin biçilme zamanı nihayet geldi. Açılım trendine giren ülkemizde, Popstar Alaturka'nın 'türban açılımı' hafta sonu ekranlarının en reytingli hadisesi oldu.12 yaşından beri sahnelerde olan türbanlı popstar adayı, Erzurumlu '106 Çiğdem', durumunun anlayışla karşılanması karşısında minnettar oldu jüri üyelerine ve yapım ekibine. Ne de ironiktir ki; anlayışla karşılanma konusunda çok daha zorlu yollardan geçmek zorunda olan transseksüel bir divanın bulunduğu jüriye sunuyordu türbanlı aday, dokunaklı teşekkürünü. Öyle ya, cinsel tercihinde özgür olmaktan bile meşakkatli bir konu artık, inancına göre giyinme özgürlüğü (o giysiyle üniversiteye gidebilme, kamusal alanda çalışabilme, hatta Nişantaşı-Cihangir cafelerinde oturabilme özgürlüğü)... Maalesef ki Ahmet Hakan'ın yücelttiği kadar mutluluk verici gelmedi söz konusu 'anlayış' tablosu bana. Haberin Devamı...http://www.aksam.com.tr/2009/08/25/yaza ... _sovu.html
Kaynak:Akşam Gazetesi -Sevim Gözay
Armağan'ın diz kapakları - 25.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Bu yıl FOX'a transfer olan Popstar Alaturka'dan bizim köşeye yine çok ekmek çıkacağa benziyor... Ne yalan söyleyeyim, ben de Popstar Alaturka yazmayı özlemişim yani... Dekor güzel, ışıklar temaya uygundu. Ortamın estetiğini bozan tek görüntü Armağan Çağlayan'ın diz kapaklarıydı. Daha önce de etekle jüri koltuğuna oturan "Aykırı Adam" yine yaptı yapacağını ve kısa pantolonlu takım elbisesiyle ilgi odağı haline gelmesini bildi. Önümüzdeki yarışmalarda Armağan'ı boxer ya da sliple görür müyüz, orasını tahmin etmek zor!.. Bu arada aynı tür gömleği giydiği Osmantan Erkır'la pişti olması da gözümüzden kaçmadı. Ayşe Egesoy'un kolundaki kocaman ayyıldız, gündeme bir gönderme miydi, bilemedik... Bülent Ersoy ise söylendiği gibi gençleşmiş... "Cenine" yandığımın dünyası... Para, zamanı bile durduruyor işte...
Haberin Devamı İçin...
http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/aytug/2009/08/25/armaganin_diz_kapaklari
Kaynak:Sabah GAZETESİ -Yüksel Aytuğ
Bu yarışmadan popstar çıkmaz - 25.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Fox'ta başlayan Popstar Alaturka yeni sezona yine olaylı girdi. Bu kez herkesin dikkati 'türbanlı' popstar adayı üzerine odaklanmıştı. Hemen gazetelere haber oldu. Herkes böylelikle 'Popstar Alaturka'nın başladığını ve kanal değiştirdiğini öğrendi. Zira Osmantan Erkır'dan bekleneceği üzere sıkı bir pazarlama taktiği güdülmüştü. Kazanlar kaynadı ve beklenen soru meslektaşlarımın kalemlerinden birer birer döküldü; 'Türbanlı popstar olur mu?' Şimdi bu konu tartışılır mı? Neden olmasın... Zaten birçok konuyu tartışmaya açmaya alışkınız. Ne de olsa son zamanlarda 'açılım' toplumu olmuş durumdayız. Ehh bir de 'popstar açılımı'mız olmuş olur böylelikle... Bir kısmımız neden olmasın türbanlı popstar derken, bir kısmımız olur mu canım türbanın asıl amacı kendini Allah yoluna sevk edip, dikkat çekmemek değil mi, diye karşı çıkabilir. Durumun aleyhinde ve lehinde alternatif neden-sonuç ilişkileri de kurulabilir. Ancak işin özüne bakacak olursak, şunu sormak gerekir; 'Siz hiç bu yarışmadan çıkan ve kalıcı olan bir popstar gördünüz mü?' Vallahi bu sorunun cevabı net; 'Ben görmedim, göreni de görmedim.' İşte bu sebeple tartışılacak, endişe edilecek, kuralları bozacak bir durum yok ortada. Sıkılmayın arkadaşlar zaten bu yarışmanın sonunda 'türbanlı popstar' değil, 'popstar' bile çıkmaz...
Kaynak:Takvim Gazetesi - Nilgün K.Tahmaz
Bu da Bülent Ersoy'un açılımı - 24.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 24 Ağustos 2009 Pazartesi
Ünlü sanatçı Bülent Ersoy, Pop Star yarışmasına katılan türbanlı sanatçıya işte bu sözlerle sahip çıktı.
HÜRHABER/ Fox TV'de Cuma akşamları ekranlara gelen Alaturka Pop Star yarışması ilginç bir olaya sahne oldu. Yarışmaya başı kapalı olarak katılan Çiğdem gecenin en çok kendinden söz ettiren adayı oldu.
Sahneye çıkmanın bir şov işi olduğunu söyleyen Alaturka Pop Star yarışması juri üyesi Armağan Çağlayan, Çiğdem'e bazı sorular sordu.
İşte Armağan Çağlayan ile Çiğdem'in diyaloğu...
Armağan Çağlayan: 11. kez Popstar yapılıyor. İlk defa başı bağlı bir hanımefendi burada şarkı söylüyor. Hiç kimsenin şarkı söylemesine bir itirazım yok. Her tavırda her halde her kılıkta şarkı söylenebilir. Ayrıca ben üniversiteye veya herhangi bir eğitim kurumuna bir insanın türbanla alınmamasını hiç anlamıyorum. Bence eğitim özgürlüğü sonsuzdur. Ama bunun üzerine size bazı sorular sormam gerekiyor. Mesala bu yarışmaya niye geldiniz? Bu yarışmanın sonunda ne olmayı umuyorsunuz, niye geldiniz?
Çiğdem: Türküler benim hayatım. Ben türkü söylerken mutlu oluyorum ve türk paylaşıldıkça güzel olduğunu düşünüyorum.
Armağan Çağlayan: Bu iş biraz da sahnede şov işi...
Çiğdem: Kaset çıkarma imkanım olabilirse insanlara sesimi duyurabilirim. Elimden geldiği kadar insanlara sesimi duyurmaya çalışırım...
HERKES İSTEDİĞİ GİBİ SÖYLER
Alaturka Pop Star yarışmasının bir diğer jurisi Bülent Ersoy ise herkesin müzikle uğraşmaya hakkı olduğunu belirtek şöyle konuştu:
Bülent Ersoy: Demokratik platformlarda malumunuz veçhiyle çok seslilik vardır. Biz burada lütfetmiyoruz esasında. Bunun böyle olması da gerekir. Eğer gerçek manada demokrasi anlayışı içimize hükmediyorsa biz bunu özümsemiş ve benimsemişsek bu böyle olmalı. Benim savaşım hep bu. Herkesi daha doğrusu hiç kimseyi kendi anlayışları kendisine çizmiş olduğu rota vesair vesair duyguları ve düşüncelerinden ötürü kısıtlayamayız ve eleştiremeyiz. Ancak bu bir tek güce yakışır. O güç de yüce Allah-ü Teala'dır. Ancak bizleri o sorgular ve biz de ona hesap veririz. Çocuğum sizin buradaki duruşunuz başı örtülü bir anlayıştaki kişiliğin de şarkı söyleyebileceğini kanıtladınız. İlla ki şarkı söylemek ve emisyon yapmak için çok açık giyinmeye veyahut da gerdan kırmaya hal ve tavırlar içinde olmaya gerek yoktur. Eğer Hak Teala şunu (gırtlağını göstererek ses yeteneğini kastediyor) nasip etmişlerse insanlar bunu kullanır ve en güzel şekilde sergilerler. Halkın da takdir ve taltiflerine mazhar olurlar...
Kaynak:Hür Haber
Kimler şarkı söyleyebilir! - 24.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Popstar Alaturka'yı yeni kanalı Fox'ta izledim. Yarışmacılardan biri türbanlıydı. Şarkısını söyledi, sıra jüri üyelerinin değerlendirmesine geldi. Armağan Çağlayan kesinlikle kıyafete karışmadığını, karşı olmadığını vurguladı. Hatta herkesin eşit eğitim hakkını savundu, sonrasında ilginç bir soru yöneltti; “Bu yarışmadan sonra ne olmayı bekliyorsun?” diye..
Çok düşündüğüm bir soruydu… Popstar'ın seçildiği yarışmada ne olacaktı? Birinci olursa Popstar mı?
Yarışmacının bin kere düşünmesi gereken bir soruydu. Ben uzun süre düşündüm bunu…
Armağan Çağlayan “Türkiye'de herkes şarkı söyleyebilir, ne giydiği önemli değil” şeklinde bir cümle kurdu. Bu açıklama da bir başka duyguya itti beni. 21.yüzyılda hâlâ neredeydik. Türkiye'de herkesin şarkı söyleyebileceğini konuşma ihtiyacı duyduğumuz kadar gerici bir dönemin içindeydik hâlâ…
Tabii ki isteyen herkes şarkı söyleyebilir. Ancak bunun kamuoyuna ekranlarda açıklanmasını gerektirecek bir ülkede yaşıyor olmak utanç verici geldi bana…
Haberin Devamı ...
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=18245&y=BekirHazar
Kaynak:Tercüman Gazetesi - Bekir Hazar
“Bülent Ersoy kapris yaparsa kaprisle karşılık veririm” -24.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
“Popstar Alaturka”ya stil danışmanlığı yapacak olan ünlü stilist Ricardo Martinez Paz:
Bugüne kadar Carla Bruni, Sophie Marceau, Catherine Deneuve ve Monica Bellucci gibi sanatçıların stil danışmanlığını yapmış olan ünlü Arjantinli stil ve imaj danışmanı Ricardo Martinez Paz, ağustos sonunda Fox TV’de yayımlanacak “Popstar Alaturka”nın da kadın jüri üyelerini giydirecek; yani Bülent Ersoy ve Gülben Ergen’i. Paz bunun dışında bütün fotoğraf çekimlerinde bulunacak ve jürinin erkek üyeleri Metin Akpınar ile Armağan Çağlayan’la da ilgilenecek.
Paz farklı görünmeyi seviyor. Fotoğraf çekimine başlamadan önce siyah ayakkabılarını çıkarıp altın sarısı ayakkabılarını giymeyi de ihmal etmiyor...
Bülent Ersoy’a danışmanlık yapmak kolay değil. Her şeyi beğenmez...
Bülent Ersoy’la henüz tanışmadım. Fotoğraflarını görme fırsatım oldu sadece. Ama tarzını çok farklı buldum. Hikayesini çok sevdim. Böyle değişik, farklı bir kişiyle tanışacak olmam beni çok heyecanlandırdı. Kendisinin çok hoş ve enteresan bir insan olduğunu düşünüyorum. Onunla tanıştıktan sonra ne giyeceğine birlikte karar vereceğiz. Tanışmamızı sabırsızlıkla bekliyorum. Kaprisli ve zor bir insan olduğu söyleniyor. Ama ben zor insanlarla çalışmaya alışkınım. Hiç sorun değil.
Kaprislerle nasıl baş ediyorsunuz?
Kaprise kaprisle karşılık veriyorum, olay bir şekilde çözümleniyor. Aslında gerçek anlamda kapris yapmıyorum. İşi şakaya vuruyorum ve sorun çözülüyor. Ben çalışması çok kolay, uyumlu bir insanım. Zorluk çıkarmam.
Bülent Ersoy renkli olmayı sever. “Size mavi daha çok yakışır” gibi önerilerde bulunacak mısınız mesela?
Hayır. Sanatçıların imajına, kişiliğine çok saygı duyarım. Bu nedenle “Tarzımdan vazgeçmem” gibi tavırlarla karşılaşmadım hiç. İnsanları değiştirmeye değil, geliştirmeye çalışıyorum. Kendini iyi hissettiği stili koruyorum.
“Jane Birkin’i çok beğenirim, Paris Hilton berbat”
Gülben Ergen’i nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel ve samimi. Geçen gün tanıştık. Ne istediğini iyi biliyor. Ona Paris’ten birkaç payetli giysi getirdim, kendine birkaç etek ve mini elbiseler seçti. Onları deneyecek.
Ona hangi rengi daha çok yakıştırıyorsunuz?
Pembe ve gümüş tonları bence çok uygun. Bir şarkıcı gibi görünmeyecek programda. Zaten bunu kendisi de istemiyor. Jüri üyesi olarak daha kadınsı ve şık giysiler giyecek.
Fox TV ile bir araya gelmeniz nasıl oldu?
Beni yeni yayın dönemi reklam kampanyalarının çekimi için düşünmüşler. Bağlı olduğum prodüksiyon şirketi de bu kampanya için çalışıp çalışmayacağımı sordu. Bir anda kendimi Fox stüdyolarında buldum. Bu çekimin ardından bana “Popstar Alaturka” programından söz edildi. Şu anda o çekimin hazırlıklarına başladık.
Daha önce Türk sanatçılarla çalıştınız mı?
Hayır. Türkiye’ye ilk defa geçen yaz geldim, büyülendim. Türk sanatçıları tanıma fırsatım olmadı. Ama Türkiye’deki kadınlar çok hoş, modayı da yakından takip ediyorlar.
Çalışması en zevkli sanatçı kim?
Charlotte Gainsbourg. Estetik anlayışı beni etkiliyor.
Carla Bruni ve Monica Bellucci dışında başka kimlere stil danışmanlığı yaptınız?
Jane Birkin, Sophie Marceau, Gerard Depardieu, Charlotte Gainsbourg, Emmanuelle Beart, Vanessa Paradis, Mireille Darc, Valeria Bruni-Tedeschi... Özellikle Jane Birkin’in tarzını çok beğenirim.
Kimlerin tarzı berbat?
Paris Hilton’un.
“Kadınların sade ve şık olmalarını seviyorum”
Stil danışmanlığına nasıl başladınız?
Arjantin’in çok ufak bir köyünde, Pringles’ta doğdum. Buenos Aires’te konservatuvarda tiyatro eğitimi aldıktan sonra Fransa’ya yerleştim. Paris’e geldiğim ilk yıllarda zamanın önde gelen fotoğraf ajansı Sigma’da çalıştım. 15 yıldır da serbest çalışıyorum. Dünyanın dört bir yanından ünlülerin gösteri, açılış, konser ya da reklam kampanyalarında stil ve sanat danışmanlığı yapıyorum.
Modaya hep meraklı mıydınız?
Evet. 10 yaşlarındayken bir gün kendimi annemin odasında çekmecelerini karıştırırken buldum. Dokunduğum kumaşlardan aldığım keyfi çok net hatırlıyorum. Özellikle de annemin paket içinde, hiç giyilmemiş sarı elbisesine dokunduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Bu, ipek şantuk bir kumaştı. 14 yaşındayken de Life dergisinde bir Audrey Hepburn röportajı okumuştum. Ondan sonra imaj yaratmak konusunda hiç durmadım. Kendime has bir karakter oluşturdum ve enerjim beni bile hep şaşırttı. 20 yaşında doğdum, hâlâ da kendimi 20 yaşında hissediyorum.
Kadınların özellikle ne tarz giyinmesinden hoşlanırsınız?
Sade ve şık. Beğendiğim tasarımcıların başında ise Alexis Mabile ve Gareth Pugh geliyor.
Kaynak:Milliyet Gazetesi
Türbanlı pop star olur mu? 24.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Burnuma buram buram reyting kokuları geliyor sayın seyirciler. Bu hafta sonunu evimde televizyon ve kitaplarımla geçirdiğimden, uzun zaman sonra 'prime time'a hakimim. Diziler, filmler, yarışmalar ne varsa sorun, şıp diye cevaplayayım. Cuma gecesi ne göreyim, FOX'ta 'Popstar Alaturka' başlamış. Jüri kadrosu yıkılsın. İkizlerine yeni kavuşan fıstık anne Gülben Ergen, Türk Sanat Müziği gurusu Metin Akpınar, gecede 500 kere 'Allah' deme rekoruna sahip ablamız Bülent Ersoy ve şortuyla, sert sorularıyla Armağan Çağlayan. Sunucumuz yine Osmantan Erkır.
Haberin Devamı İçin ...
http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/ozyilmazel/2009/08/24/turbanli_pop_star_olur_mu
Kaynak:Sabah Gazetesi- Ayşe Özyılmazer
Popstar Alaturka'da türban açılımı - 23.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 23 Ağustos 2009 PazarAçılımın neyini mi destekliyorum? -22.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 22 Ağustos 2009 CumartesiDİyorlar ki: “Birader, ortada bir metin yok... Hükümetin bir görüşü yok... Bırak yol haritasını, bir adres tarifi bile söz konusu değil... E peki sen şuursuzca neyin peşine takılıyorsun? Neyi destekliyorsun?”
Son günlerin bu en kritik sorusuna cevabımı veriyorum:
* * *
Çözümün ihtimaline bile hasta oluyorum, sonsuz desteğim o ihtimaledir...
İradeyi, arayışı, çabayı destekliyorum...
Yola çıkılış amacını destekliyorum...
Beraberce bir yol bulma teklifini destekliyorum...
“Analar ağlamasın” sözünün büyüsüne kapılıyorum, saflığım bundandır...
“Dağlarında kan akmasın memleketimin” temennisinin sihrine kapılıyorum, şuursuzluğum bundandır...
Umudu destekliyorum...
Uğursuzca şom ağızlılık yapmak yerine şuursuzca umutlu olmak istiyorum.Eski nakaratları tekrarlamak yerine yeni şeyler söylemek istiyorum...
“Dağa çıkma” türküleri söyleyip kahramanlık taslamak yerine, cesaretimi çözümün peşinden koşarak kanıtlamak istiyorum...
Ortada bir metin falan yokken “Desteğim sonsuzdur” dememin gerekçesi bunlardır...
Orucu bozan şeyler
BİR: İslamcı gazeteci ayağına yatıp Cihangir’de bira yuvarlayarak riyakârlık yapmak...
İKİ: Ramazan mübarek günde hasetten çatlayıp fitne fesat çevirmek...
ÜÇ: Başka gazetenin patronuna “Bunlar seni tasfiye edecek / At bunları” diye mektup yazmak...
DÖRT: İhale peşinden koşup “Biraz da biz zengin olalım” demek...
BEŞ: Yüzüne karşı gık bile denilemeyen insanların arkasından bolca gıybet yapmak...
ALTI: Okunduğunda “İslam nefret dinidir” sonucuna vardıran “İslami gazete” çıkarmak...
Beklenen Mehdi hangisi olabilir?
TAYYİP ERDOĞAN: Açılım işini halledip yüzde 50’nin üzerinde oy alırsa kendisi ne yapar bilmem ama yandaşlarının kendisini “Beklenen Mehdi” ilan etme ihtimali hayli yüksektir.
ADNAN OKTAR: Yolunu yapmıştır... Taşları döşemiştir... Bu fikre kamuoyunu alıştırma temrinlerini gerçekleştirmiştir... “Beklenen Mehdi” iddiasıyla yola çıkacak, kendisine ilk inanan da Oktar Babuna olacaktır.
NECMETTİN ERBAKAN: “Hoca’ya sadakat şerefimizdir” diyen Saadet tabanının, “gecikmeli Mehdi” olarak Erbakan Hoca’yı aday çıkarma ihtimalini de küçümsemeyelim...
FETHULLAH GÜLEN: Mehdiliğini ilan ederse takipçi bulmakta hiç zorlanmayacak bir isim... Sanırım bu durumda “Deccal” olma görevi Hikmet Çetinkaya’ya, “dabbetülarz” olma görevi de Ergenekon zanlılarına düşecektir.
Türbanlı popstar
Geçen akşam “Popstar Alaturka” yarışmasının ilk bölümünde “türbanlı popstar adayı”nı görünce gülümsedim.
Çünkü bu çorbada benim de tuzum vardı.
Şöyle ki:
Üç hafta önce Bodrum’da turlarken Osmantan Erkır aradı.
Dedi ki:
“Ahmet Bey, bizim yarışmaya türbanlı bir kız başvurdu... Sesi çok güzel... Elemeleri geçti... Biz yarışmaya katılmasından yanayız... Ama nasıl bir tepki yaratacağını kestiremiyoruz... Siz ne dersiniz?”
Kendimi bir an “sosyolojik müftü” gibi hissettim...
Ve fetvayı verdim: “Caizdir, caizdir... Belki her iki kesimin aşırı uçlarından biraz tepki gelir ama sonuçta orta yoldan giden geniş kitle bu işi yadırgamaz...”
Geçen akşam ekranda türbanlı adayı görünce sevindim tabii...
* * *
Ama asıl sevinci, jüri üyelerinin, yani Bülent Ersoy, Armağan Çağlayan, Gülben Ergen ve Metin Akpınar’ın sergiledikleri demokratik tutum karşısında yaşadım.
Dört jüri üyesi de “türban karşısında sergilenmesi gereken insani tutum”u ortaya koydular ve “Demokratik toplumlarda farklılıklar olacaktır” dediler.
Helal olsun vallahi...
Kaynak:Hürriyet Gazetesi - Ahmet Hakan
Armağan Çağlayan'dan başörtüsü açılımı - 22.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,ARMAĞAN ÇAĞLAYAN’IN TÜRBAN KORKUSU! - 22.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,
Vaaayyy Armağan vayyyy… Sen bu Hallere düşecek adam mıydın? Bir gün senin için televizyon seyrederken “ayıptır yahu sana bu döneklik yakışıyor mu” diyeceğimi hiç düşünmezdim.
Armağan Çağlayan’ın Türban Korkusu!
Vaaayyy Armağan vayyyy… Sen bu Hallere düşecek adam mıydın?
Bir gün senin için televizyon seyrederken “ayıptır yahu sana bu döneklik yakışıyor mu” diyeceğimi hiç düşünmezdim.
Benim tanıdığımı sandığım Armağan Çağlayan adaletli bir herifti! Ama dün gece, FOX TV ekranlarında yayınlanan Popstar Alaturka yarışmasında Armağan Çağlayan tek kelime ile kendini bitirdi.
Yahu sen bu kadar vicdansız bir adam olamazsın….
Armağan Çağlayan bir yarışma programında kendini “Büyük Türk Düşünürü” zannedip alakasız bir yerde, hiç üzerine vazife değilken, hiçbir gereği yokken, “Eğitim özgürlüğüne inanıyorum, kızlarımız üniversiteye türbanla girebilmeli” diyerek siyasi bir konuya el atmış oldu.
Adama sorarlar o görüşlerini açıklamak için bu yarışma yerimi, Ayrıca konuyla ne alakası vardı o anda?
Hayrola bu mesaj kime neden?
Armağan’ı tanımasam hükümete yalakalanıyor, acaba yapım şirketinden TRT ya da yandaş medyaya program pazarlamak için mi bunu yapıyor diyeceğim. Ama Armağan’ı tanıdığım kadarı ile bu kadar düşürmez kendini.
Fakat söylüyorum Armağan’ın girmesi gereken bir konu değildi.
Popstar Alaturka’da bir ilk yaşandı. Türbanlı yarışmacı Çiğdem Hanım sahnede… O zehir zemberek dilli Armağan’ın karşısında… Ben zannediyorum ki Armağan kükreyecek…
Nerdeeeee… Kediye döndü resmen, Pıtsı, ürktü, korktu…
Tam “Tabii devir değişti Armağan da değişti” olayı.
Ahmet Kaya’nın şişman yeğeni Simge Bağdatlı’yı cümleleri ile yerden yere vuran, “bu star yarışması sen bu görüntünle star olamazsın, sahne de şöyle olmak gerekir, böyle olmak gerekir” diyerek yüzlerce maddeyi ardı ardına sıralayan Armağan Çağlayan’ın dili tutulmuş sus pus.
Ne bu Türban Korkusu Armağan…
Ne bu çifte standart (arkadaşım olmazsan iki yüzlülük diyeceğim)
Sana yakıştı mı sus pus kalman? Hani siz Star arıyordunuz Armağan, hani sahnede gerekenler, hani duvara asılacak poster kişilikler?
Geçmiş 11 yarışmada yaptığını bırakmadığın 220 yarışmacının ahını almıyor musun?
Türbanlı yarışmacıdan Popstar olmaz Armağan, sen tırsıyorsun ama ben söyleyeyim OLMAZ!
Ya ilk yarışmada öyle acımasız ama doğru eleştiriler yapmayacaktın ya da karşına Türbanlı bir yarışmacı geldiğinde yine doğru konuşacaktın…
Açacaktın bayramlık ağzını, bu bir Popstar yarışması, biz star arıyoruz, sahnede şöyle giyinmen gerekir bu Show Biz naralarını sıralaman gerekiyordu.
Neyse çıkıp “ya devir değişti benim fikirlerim de değişti” demen gerekiyor. Ya da “ben bundan önceki tüm yarışmacılara haksızlık yapmışım söylediğim her şey yanlışmış özür dilerim” demen gerekiyor. Ama yine de sen bilirsin güzelim.
Sadece bu güne kadar senin her cümlenin arkasında durmuş biri olarak söylemem gerekir ki; KORKUNÇ bir duruma düşürdün kendini…
Geçmiş Olsun…
Kaynak:Tunç Erden Yakar / Turuncutime.com
BİR EKRAN KLASİĞİ!..22.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Televizyonlar yeni yayın dönemlerine henüz başlamadı.
Ama, FOX TV, geçen yıl STAR TV’de yayınlanan reyting rekorları kıran, Osman Tan Erkır’in hem sunuculuğunu, hem de yapımcılığını yaptığı “Pop Star Alaturka” programı ile hızlı bir giriş yaptı.Osman Tan Erkır akıllı işler yapıyor.Yeni sesler, yeni yüzler insanları ekrana bağlıyor.Tabii önemli unsurlarda olması lazım…Geçen yıl ki, jüriden geriye kalan iki kişi vardı bir gece önceki Pop Star’da…Bülent Ersoy ve Armağan Çağlayan…Orhan Gencebay ve Ebru Gündeş bu kez jüri koltuğunda yoklardı.Onların yerine Türk Tiyatrosunun önemli isimlerinden Metin Akpınar’ın olması bence bir hayli önemli… Metin Akpınar’ın müzik bilgisini de bir fiil görmüş olduk ki, çok “ben müzisyenim” diyenden bir hayli fazla…Gülben Ergen ise; Bildiğimiz Gülben… İkiz annesi olduktan sonra bir anda formunu muhafaza etmesini bilmiş, gözlerimiz üç çocuk annesi olarak güzel bir hanım gördü diyebiliriz.Bülent Ersoy’u bi daha anlatmak gerekmez.Onun müzik bilgisi, hocalık durumu bir hayli engin… Özellikle, Türk Sanat müziğinde kimse eline su dökemez bu biline…Program da iyi sesler izledik. Ertesi günü reytinglere baktığımızda pop star dördüncü olmuş…Bide, programın tam ortasında ana haberlerin girmesi, reytingler de illaki etkili olmuştur.Yoksa daha yukarılarda olurdu inanın…Bülent Ersoy’un renkli kişiliğinde ve müzik bilgisinde ki izlenimlerini seyretmek insanların hoşuna gidiyor.Kıyafeti ve şakaları ile bezenen programın izlenmesinde en önemli pay şüphesiz Bülent Ersoy’un…Ve, yanında Metin Akpınar oluşu da programa ayrı bir renk katmış…Bide genç seslerin fazla oluşu insanları ister istemez ekran başına çekiyor.Programın ilk günü oluşunu ve programın arasına giren yaklaşık bir saat süren ANA HABERLER için verilen arayıda unutmamak gerek, haftalar ilerledikçe, Bülent Ersoy’un keyfi daha da yerine gelir ve raytingler daha da yukarılar çıkar diyorum.
Kaynak:sacitaslan.com
İLGİNÇ BENZERLİK - 22.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,Dün akşam Fox TV ekranlarında yeniden yayınlanmaya başlayan "Popstar Alaturka" programının yeni yeteneklerinden Özlem en az güzel sesi kadar Türk Sineması’nın sultanı Türkan Şoray’a olan benzerliğiyle de dikkat çekti...
Armağan Çağlayan, Özlem’den kendi aralarında "Türkan Şoray" olarak bahsettiklerini söylerken; Özlem kendisini Türkan Şoray’a benzettikleri için jüri üyelerine teşekkür etti..
İzlemek için haberin videosuna tıklayınız..
Kaynak:sacitaslan.com
PANTOLONU GÖSTEREN ÜTÜDÜR ÇAĞLAYAN! 21.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 21 Ağustos 2009 Cuma
FOX TV geçen STAR TV’de yayınlanan Pop Star alaturkayı kendi ekranlarına çekmiş…
Osman Tan Erkır’ın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği bu program genç isimleri gündeme getiriyor. Ne de güzel sesler geliyor ekrana…Jüri bu kez yeniliğe uğramış…
Yapımcı ve sunucu kardeşimizin sevgilisi, Ebru Gündeş ve Tarih hocası Orhan Gencebay yoklar.
Ama, yeni yüzleri çok beğendim…
Kendisini sevmem sesini beğenmem ama Gülben Ergen yakışmış oraya…
Metin Akpınar’ın olması muhteşem, Alaturka musiki bilgisi ve sohbeti sabahlara kadar zevkle dinlenecek bir şahsiyet…
Bülent Ersoy, musiki bilgisi ve tecrübesi ile önemli bir değer, fazla söze gerek yok
Ama,geçen senelerden kalan şu Armağan Çağlayan denen arkadaşın tavırları ve hareketleri insanı zıvanadan çıkarıyor.
Bu adama birileri bazı şeyleri öğretsinler ne olur.
Yayına kısa pantolon ve o kadın mı erkek mi belli olmayan saçları ile ne düşünerek çıkmış acaba?
Arkadaş programın ilk günün ilk saatleri Ramazan’ın ilk kutsal saatleri idi…
Böyle kısa pantolonla, alay eder gibi insanların karşısına çıkmak hoş muydu kardeşim?..
Sadece reyting yapabilmek için bu gibi adamları ekrana çıkartmayın.
Bu adama, gerçekten bölüm başına 25 bin tl veriyorsanız çok yazık!..
Program o genç yeteneklerin görüntüleri ve sesleri bu programa hava veriyor zaten…
Mübarek bir günde böyle kısa pantolonla seyircilerin önüne çıkmak bence saygısızlığın daniskasıdır… Diğer jüri üyelerinin durumları bir hayli düzgünken bu adamın oturuşu, kıyafeti ve hali, tavrı sıkıntı yaratıyor.
Çağlayan dedim ya, pantolonu gösteren ütüdür!.
Lütfen güzel bir pantolon giy de karşında ki insanlara biraz olsun saygılı davran!
Kaynak:Sacit Aslan.com
‘İkoncanlar’ı ağlatırdım’ 19.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 19 Ağustos 2009 Çarşamba
Popstar yarışmasının sivri dilli üyesi Armağan Çağlayan yine çarpıcı açıklamalar yaptı. Armağan Çağlayan "İkoncanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusunu bakın nasıl cevapladı: İlgi çekmek istiyorlar. Arka sayfa güzelleri.. Yoksa İvana Sert’in, Eda Taşpınar’ın ne giydiği kimsenin umurunda değil. Mayoları falan çok komik, çok da zevksiz. Öyle Popstar’a çıksalar, onları ağlatırdım herhalde.
Kaynak:Gazete Şok
PHOTOSHOP'LU JÜRİ - 12.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 12 Ağustos 2009 Çarşamba
Popstar'ın yeni jürileri inceldi..Yapımcılığını ve sunuculuğunu Osmantan Erkır'ın yaptığı "Popstar Alaturka", önümüzdeki haftadan itibaren FOX TV'de ekranlara gelecek. Ebru Gündeş ve Orhan Gencebay'dan boşalan jüri üyeliğine Gülben Ergen ile Metin Akpınar gelmişti. Geçtiğimiz hafta yeni jüri üyeleriyle fotoğraf çekimi yapıldı. Yeni jüri üyelerinin fazla kiloları dikkat çekti. Bülent Ersoy 90, Gülben Ergen 70, Metin Akpınar 135, Armağan Çağlayan ise 80 kilo. Ünlülerin fotoğrafları, daha zayıf görünmeleri için photoshopla değiştirildi.
Kaynak:Posta Gazetesi
Yarışmalar her zaman iş yapar - 08.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 8 Ağustos 2009 CumartesiHenüz 38 yaşındaki Ansı Elagöz, dünyanın en önemli format şirketi Endemol’un Türkiye Genel Müdürü...
Fear Factor, Wipe Out, Aşkın Gözü Kördür, Var mısın Yok musun ve daha pek çok programın altında onun imzası var. Yakında dizi yapmaya da başlayacak ve televizyon dünyası ondan sorulacak.
En başa dönersek, nasıl başladı hikâyeniz?
9 Eylül 1971’de İzmir’de doğmamla başladı. Üniversiteyi İtalya’da, tiyatro yönetmenliği bölümünde okudum. Mastırımı da Amerika’da sinema-televizyon yapımcılığı bölümünde yaptım. Bitince Latin Amerika’nın en büyük bağımsız film dağıtım şirketinde, satın alma ofisinde film satın almaya başladım.
Sonrasında İspanya ve Türkiye’ye dönüş var değil mi?
Dört yıl Amerika’da kaldıktan sonra Carlos Saura’nın Tango filmi sebebiyle İspanya’ya taşındım. İki yıl burada kaldıktan sonra 1999 senesinde ülkeme döndüm. Sonrasında ANS’den Abdullah Oğuz’la çalışmaya başladım. Bir süre film dağıtım departmanının başında çalıştıktan sonra ‘Fırsat Bu Fırsat’ ile televizyon yapımcılığına başlamış oldum. ‘O Şimdi Asker’, ‘Bir Tutam Baharat’ ve ‘O Şimdi Mahkum’ filmlerinin de yapımcılığını üstlendim. 2006 senesinde Kanal D’de Program Müdürü olarak çalışmaya başladım. İki yıl sonra da Endemol Türkiye’nin genel müdürü olmam için teklif geldi.
Satılan 10 programdan 4’ü Endemol’e ait...
Endemol niçin sizi tercih etti?
Endemol’ün dünyada kurduğu 27’nci ülkesel yapım şirketiyiz. Bu firmaların başındaki 27 kişinin 22’si yapım, 5’i yöneticilik kökenli. Yapım kökenli birini istiyorlardı. Ayrıca yurt dışı tecrübem, 4 dil bilmem de artıydı.
Bir ülkeye ne zaman geliyor Endemol?
Şiket, formatlarının o ülkede satılıp satılmadığına, reklam pazarına ve GSMH’a bakıyor. Anlaşmalarına bir madde koyuyor ve ‘Eğer o ülkeye gelirsem işi ben yaparım’ diyor. Mesela, Var mısın Yok musun’un anlaşması Show TV ile Acun’la değil. Biz bu işin daha tepe yapımcısı gibiyiz. Yarışma, Ramazan’da her gün yayınlanacak ama sonrasında haftada sadece 3 gün olacak. Süre, net 90 dakika olacak. Ödül ağacındaki rakamlar da artmayacak.
Huysuzun yerine Ebru olmaz
İspanya’da 10 yıldır yayınlanan Akademi Türkiye programının bizde ikinci sezonunda tutmaması beni bayağı bir şaşırtmıştı.
Şans yolu da burada başarılı olmadı ama dünyada çok tuttu. Big Brother ise maalesef BBG yapıldığı için bizde hiç yapılamadı.
’Benimle dans eder misin?’ tutmaz diyeceğim bir şeydi ama tuttu. Huysuz Virjin işin yüzde 70’i idi orada. Bakın şimdi ATV’de var ama tutmadı, Huysuz’un yerine Ebru Akel olmaz çünkü! Format olarak güçlü bir program değil.
Karizmatiklikten değil, risk almamak için sunuyorlar
İyi bir yapımcı nasıl olur?
Önce yapım asistanı, sonra prodüksiyon amiri, sonra yürütücü yapımcı ve en sonunda da yapımcı olunuyor. Yapımcılık biraz da içeriksel bir şey; hangi program iş yapar, nasıl olursa seyirciyle buluşur... Sağduyu, tecrübe ve biraz da yetenek işi. Herkes yapımcı olamaz. Çünkü kişinin, neyin tutacağı hakkında fikri olması, koku alması lazım.
Bu noktada ülkemizdeki sunucu- yapımcıları değerlendirmenizi rica etsem?
Acun kesinlikle çok iyi bir yapımcı. Çünkü bir adım önde, dünyayı takip ediyor, bir iş nasıl tutar biliyor. Osman Tan da Türkiye’de kimse bilgi yarışmalarına inanmazken gitti, ‘Kim 500 Milyar İster’i; ‘Popstar’ı aldı getirdi. O öngörüye sahip olmak önemli. Armağan Çağlayan ise sunucu olarak değil ama yapımcı olarak çok iyi. O da halkın nabzını tutmayı başarabiliyor. Sunum konusuna gelirsek, Armağan’ı değil ama Osman Tan’ı da Acun’u da doğru buluyorum. Ekran karizmasını bir yana bırakıyorum ama. Çünkü Osman Tan da, Acun da en karizmatik adam oldukları için değil, o trafiği idare ederek, programı en izlenir hale getirdikleri için sunuyorlar programlarını. Kendilerini güvenceye almak için yani. Sunucu risktir, bazen o işi anlamayabilir. Sonuçta Var mısın Yok musun veya Popstar formatları çok kuvvetli işler. Kimse Popstarı, Osman Tan sunuyor ya da Var mısın Yok musun’u Acun sunuyor diye seyretmiyor. Armağan’ın kendi talk-show’unda başarılı olmaması ise insanların ondan daha fazla şey beklemiş olmalarıyla ilgili.
TV kanalları kimliksizleşti
Türkiye’deki TV endüstrisi bence çok dinamik. Kesinlikle çok hızlı gelişiyor. Hatamız, hızlı tüketmemiz. Kimse bir sakin olup, durup plan yapma lüksüne sahip değil. Kanal yöneticileri de gelirler- giderler, aylık raporlar derken çok büyük baskı altında çalışıyorlar. O zaman da bazı işlerde sabretmiyor, hemen yayından kaldırıyorlar. Günlük performansa bakıldığı için sonuçta da birbirinin benzeri işler yapılıyor. Oysa ki yurt dışında kanalların kendi kimlikleri var. Eskiden bizde de öyleydi; Show biraz daha genç, ATV daha kadın ve orta yaşlı, Kanal D daha A-B grubu, Star daha C-D izleyicisine yönelikti. Şimdi insanlar o kadar günlük başarıya odaklandılar ki kanalların kimlikleri de azaldı. Kanalların şimdi yapması gereken şey, kendi kimliklerini doğru tanımlayıp, ona göre seyirciyi beslemek olmalı.
Bu yıl neler izleyeceğiz
Türkiye’de bilgi yarışması trendi bitmiştir. Kriz zamanları hiçbir zaman bilgi yarışmaları iş yapmaz, daha light, eğlence programları iş yapar. Bu sene bol bol eğlence programı izleyeceğiz.
Kadın programlarının yüzlerini yenilemesi lazım. 7-8 senedir Türkiye’de yapılan kadın programlarının devri kapandı. Reytingler de bunu kanıtlıyor zaten. Dört büyük kanalın sabah topladıkları share önceden 60 iken, bu yıl 40’ı geçemedi. Demek ki seyircinin yüzde 20’si bunlardan vazgeçti; others dediğimiz kanalları izledi.
Reality programlarında düşüş var, yetenek yarışmaları ise her zaman iş yapar.
En başarılı TV karakteri M. Ali Erbil
Kime her zaman iş yaptırırsınız?
M. Ali Erbil’e. Tecrübeli ve çok yetenekli. İsrail’den Norveç’ten teklifler geldi adama... Türkiye’deki en başarılı TV karakteri.
Bazı ünlü, başarılı isimler niçin TV’ye iş yapmıyor? Cem Yılmaz mesela...
Yapmasın da zaten, doğrusu bu. TV, o kadar popülist ve açgözlü bir şey ki her an kendini tüketebilirsin, başka bir dirayet istiyor. Yılmaz şu an 1 numara. Bir program sunsa yine çok iyi olabilir. Ama seyirci öyle bir şey ki, belki de hoşlanmayacak o programdan. Böyle bir risk almamalı.
“Avşar, en doğru işi yapıyor”
Hülya Avşar’a program sundurur musunuz?
Şu an Avşar, Hülya Avşar Stüdyosu ile en doğru işi yapıyor. Pınar Altuğ, Hande Ataizi, Hülya Avşar... Baktığınız zaman hepsi sunucu. Ama Avşar’ın belirli bir kimliği ön plana çıkıyor. Pınar Altuğ ya da Hande Ataizi bir şey sundukları zaman Pınar ya da Hande olarak orada değiller, güzel bir kadın figürü olarak oradalar. ‘Bir Şarkısın Sen’ programı Pınar Altuğ için mi seyrediliyor? Hayır! Al Pınar Altuğ’u başka birini koy, yine iş yapar...
Kaynak:Vatan Gazetesi - BANU DURAN
Popstar Alaturka Bursa'da - 07.08.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 7 Ağustos 2009 CumaMüzik küçümsenecek bir uğraş değildir - 19.07.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB, 19 Temmuz 2009 Pazar
Armağan Çağlayan Popstar Alaturka seçmeleri için geldiği Konya’da sorularımıza cevap verdi.
Armağan Çağlayan… Ekranların en ünlü jüri üyelerinden. O yaptığı eleştirilerle yarışmacıların korkulu rüyası oldu… Armağan Çağlayan Popstar Alaturka seçmeleri için geldiği Konya’da sorularımıza cevap verdi. MEDYA SEKTÖRÜNE GİRMEM BİR TESADÜFTÜ Armağan Çağlayan medya sektörüne tamamen bir tesadüf olduğunu dile getirerek, bir arkadaşının tavsiyesi ile girdiğini dile getirdi. Lisansımı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimimi ise İstanbul Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler bölümünde tamamladıktan sonra yine aynı üniversitede İşletme Fakültesi Yönetim Organizasyon Anabilim Dalı’nda doktora yaptım. Sonra avukatlığı bırakıp İstanbul’a geldim ve kendimi medya sektöründe buldum” dedi ÇOCUKLAR ŞARKI SÖYLEMEZ DİYE BİRŞEY YOK Yarışmalara çocukların katılmasını değerlendiren Armağan Çağlayan, “Çocukların şarkı söylemesinde bir sakınca yok ve bunların zararına olacak bir şey değil. Bu çocukların psikolojisini bozmuyor. Ayrıca ortada alan razı, satan razı bir durum var. Üstelik çocuklar medya sektöründe ne zamandır var. O zaman reklam filmlerinde, dizilerde oynayan çocuklar için de aynı şey söylensin diye konuştu. MÜZİĞE SONRADAN BAŞLANILMAZ Herkesin müziği beğenmesine bazı kriterler olduğunu söyleyen Armağan Çağlayan bir popstarda taşıması gereken özelliklerden yaş olduğuna değinerek, “Bana göre bir insan artık 30 yaşından sonra popstar olamaz çünkü her şeyin bir başlama yaşı vardır. İnsanlar 28 yaşından sonra futbola başlayamaz. Müzik bu kadar küçümsenecek bir alan olmamalı. Hafife alınmamalı.. Popstar olabilmek için bunun için çalışmaya daha öncelerden başlamak gerekiyor” dedi. YARIŞMACILARDAN ÖMÜR BOYU SORUMLU DEĞİLİZ “Yarışmacılar yarışmadan çıktıktan sonra kendi hayatlarından kendileri sorumludur” diyen Çağlayan, “ Yarışmacıların hayatlarından biz sorumlu değiliz. Birçok yarışmacımız oldu. Biz hepsine yetişmeyiz. Yarışmacılar yarışma bittikten sonra kendi hayat çizgilerini kendileri belitliyor. Mesela, geçen yarışmadaki Mehtap. O Popstar Alaturka yarışması bittikten sonra bir program sunmaya başladı ve yarışmacılar içinde tek program sunan da o. Bu iş çok çalışmak gerektiriyor” diye konuştu. YARIŞMADA DEĞİŞİKLİK YOK Popstar Alaturka’nın konseptinde bir değişiklik olmadığını, aynı şekilde devam edeceğini, sadece kanalının ve 2 jüri üyesinin değiştiğini dile getiren Armağan Çağlayan, “Yarışmanın 2 jüri üyesi değişti artık jüride Gülben Ergen ve Metin Akpınar’da olacak. Gülben Ergen çok eski arkadaşım ama Metin Akpınar’la tanışmamıştım” dedi. KONYA BENİ ŞAŞIRTTI 6 senendir bu yarışmanın içinde olduğunu ve çok yer gezdiğini dile getiren Armağan Çağlayan, “Konya beni gerçekten çok şaşırttı. Yarışmaya katılanların sesleri güzel. Konya’ya verimli topraklar derler. Gerçekten de öyleymiş. Katılımcıların sesi güzel. Seçip bakacağız” diye konuşarak Konya’yı çok beğendiğini dile getirdi.
Kaynak:memleket.com -Ali Murat Mırçık
Popstar jürisi armağan çağlayan, çocuk ses yarışmalarını değerlendirdi. 19.07.2009
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN FAN CLUB,KONYA (İHA) - Özel bir kanalda yayınlanacak Popstar Alaturka Yarışması'nın jüri üyesi olan Armağan Çağlayan, çocukların ses yarışmalarına katılmalarında herhangi bir problem olmadığını ve şarkı söylemenin yaşı olmadığını söyledi.
Önümüzdeki günlerde yayınlanacak olan yarışmanın Konya elemelerine katılan Armağan Çağlayan, verilen arada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Konya'ya ilk kez geldiğini belirten Armağan Çağlayan, "Burası gerçekten verimli topraklara sahip. Gerçekten iyi sesler var. Buradan en az 2-3 kişi İstanbul elemelerine katılabilir" dedi.
Bir gazetecinin ses yarışmalarında çocuklarında yarışması ile ilgili düşüncesini sorması üzerine Armağan Çağlayan, "Bence çocukların ses yarışmasına katılmasında hiçbir sorun yok. Zaten malum yarışmada dedikleri gibi çocuklar değil şarkılar yarışıyor. Elenen kimse yok. Ben şarkı söylemenin yaşının olmadığını düşünüyorum. Sonuç olarak o çocuklar anne babalarının rızasıyla bu yarışmaya gidiyor. Yani alan razı, veren razı. Eğer çocukların psikolojisi etkileniyor deniliyorsa o zaman reklam filmlerinde,
filmlerde, dizilerde de oynatmasınlar" dedi.
Popstar yarışmalarında birinci olanların çabuk unutulduğu yönündeki soruya ise Armağan Çağlayan, "Ben sadece jüri üyesiyim. Seçtiğimiz insanların sonsuza kadar sorumluluğunu taşıyamayız. Ama bakın Mehtap birinci oldu ve bir kanalda program yapıyor. Siz Ankara'da bir pavyonda şarkı söylerken, şimdi televizyon programı yapıyor bu da var. O biraz da seçilenin kabiliyetine bağlı. Ama şunu söyleyeyim 30 yaşından sonra popstar olunmaz. Ayrıca popstar olmak için sesinizin güzel olmasına da gerek yok. Bugün sesi
olmayıp popstar olan gerek dünyada gerek ülkemizde çok insan var. Sesi güzel olup star olamayanda çok insan var. Bu bir elektrik işidir" şeklinde konuştu.










